Turgay ULUDAĞ

01.05.2007

İnancını kaybedersen, yeşilken çöllere dönersin...

Bu yazıya nasıl başlamam gerektiği konusunda epeyce düşünmek zorunda kaldım. Birkaç defa yazdım, sildim, tekrar yazdım. Sonunda bu durumu itiraf etmeye karar verdim.

Büyük bir tarihin mirasçısıyız, önlerinde saygıyla eğilmemiz gereken bir ecdadımız var. Ve ben şu anda onlara olan saygımı, sevgimi ifade edecek cümleleri kurmakta zorlanıyorum.

Çanakkale, Edirne ve Bursa gezisinin ardından geçtiğimiz günlerde 7 arkadaş, özel araçlarla Bilecik’e gittik. Osmanlının doğduğu, kök saldığı topraklara giderken, neler göreceğim konusunda çok fazla fikrim yoktu. Açıkçası neler hissedeceğim üzerine düşünmemiştim bile. Edirne’de büyük bir coşku yaşamıştım. Söğüt’te; Edirne, İstanbul ve Bursa’daki kadar fazla tarihi eser olmadığını biliyordum. Ancak şunu gördüm; Üzerinde gezindiğiniz topraklarda neler yaşandığını bildiğinizde, o yerlere bakışınız değişiyor. Naçizane tavsiyem Çanakkale ve Edirne başta olmak üzere, bu tür tarihi yerleri rehbersiz gezmeyin.

Bilecik’e giderken Geyve’de çok güzel bir kahvaltı yaptık. Çeşit çeşit kahvaltılıkların bulunduğu açık büfenin kişi başı 10 YTL olması, İstanbul’da yaşayan bizler için “sudan ucuz” anlamına geliyordu. Kahvaltıdan sonra muhteşem manzara eşliğinde Bilecik’e vardık. Burada şehri bilen üniveriste öğrencisi bir arkadaşımız bize rehberlik etti. Defalarca yakılmış olan eski Bilecik’ten geriye taş yığınları kalmıştı. Hüzünlendik… Ayrıca etrafta sadece minaresi ayakta kalmış camiler de dikkat çekiyordu. Öte yandan tüm tarihi kentlerimize sinmiş olan manevi havayı burada da teneffüs etmek mümkün. İtiraf edeyim o havayı teneffüs etmeyi seviyorum.

Bilecik’te Osmanlı İmparatorluğu’nun manevi kurucusu Şeyh Edebalı Hazretleri’nin türbesini de ziyaret ettik. Buradaki cami restore edildiğinden oldukça iyi durumda görünüyor ve ibadete açık. Bilecik’in nasıl güzel bir manzaraya sahip olduğunu ise tahmin edemezsiniz.

Şeyh Edebalı’nın tarihimizdeki önemi ise çok büyüktür. Bu yazıyı internetten okuyorsunuz, lütfen 15 dakikanızı ayırarak Bilecik Valiliği web sitesine girerek kendisinin hayatını okuyunuz. Yazıdan kısa bir bölümü buraya almak istiyorum; “Söğüt ve Domaniç yaylaları, Selçuklu Devleti tarafından aşiretine yaylak ve kışlak olarak verilen Osman Gazi sık sık Edebalı'nın zaviyesinde misafir olarak kalırdı. Orta Asya'dan getirdikleri bir takım özelliklerden dolayı âlim ve sûfilere karşı son derece hürmeti olan Osman Gazi, mübarek günlerde Edebalı'nın zaviyesine giderek dini ve idari konularda, onun görüşlerini alırdı.

Misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyle idi. Şeyh Edebalı'nın koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi. Göğsünden bir ağaç bitti. Öylesine büyük bir ağaç oldu ki dalları gökleri, kökleri tüm dünyayı sardı. Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu. İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılar. Ulu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti.

Osman Bey rüyasını Şeyh Edebalı'ya anlatır. Edebalı rüyayı şöyle yorumlar: "Oğul Osman, Hak Teala sana ve soyuna hükümranlık verdi mübarek olsun, kızım Malhun Hatun senin helâlin olsun" der. Edebalı'nın bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun (Rabia Bala Hatun) ile evlenir.”

Bilecik’in ardından Söğüt’e doğru yola çıktık. Söğüt’te bizi karşılayan rehber abimizin eşliğinde, şehrin tümünü gören karşı tepeye gittik. Rehber abimizin anlattıklarını can kulağıyla dinledik. Anlatılanlar eşliğinde bu tepeden Söğüt’ü izlemek, içimde farklı farklı duyguların uyanmasına sebep oldu. Bu duygular bazen gurur, bazen neşe, bazen öfke, bazen de utanç oldu diyebilirim. Utandım çünkü onlara layık mıyız bundan emin değilim. Gurur duydum çünkü atalarımız -bazıları inkâr etse de- Osmanlı Medeniyeti gibi bir medeniyeti ortaya çıkarıp, yüzyıllarca dünyaya adaletle hükmetmişler. Öfkelendim tarihte yaşadığımız ve halen milletçe şahit olduğumuz haksızlıklara. Neşelendim çünkü bu topraklar halen bizim ve bizim onlara layık bir nesil olmak için elimizde halen fırsatımız var. Hayattayız!

Ertuğrul Gazi’nin türbesi Söğüt’te bulunuyor. 1921’de Söğüt’ü işgal eden Yunanlıların Ertuğrul Gazi’nin türbesine sıktıkları kurşunların izleri, halen pencerelerde görülebiliyor.

Şeyh Edebalı’nın diğer kızı ile evlenerek Osman Gazi’nin bacanağı olan Türk bilgini Dursun Fakıh’ın türbesine de Söğüt dönüşü uğradık. Türbe yolu ve bu bölge gerçekten muhteşem bir manzaraya sahip.

Tarihimizi öğrenmek, öğretmek, yeni nesillere tarih bilincini aşılamak zorundayız. Ancak o zaman onurlu ve güzel bir geleceğe sahip olabiliriz. Millet olarak Çanakkale’yi, Edirne’yi, İstanbul’u, Bilecik’i, Konya’yı mutlaka gidip görmeliyiz ve anlamalıyız…

Son bir not; Bilecik dönüşü Osmaneli’nden geçeceksiniz. Burada birkaç yerde ayva lokumu satılıyor. Mutlaka alıp denemelisiniz, gerçekten leziz…

Şeyh Edebalı’nın Osman Gaziye Vazsiyeti

Ey oğul, artık Bey’sin!
Bundan sonra
öfke bize, uysallık sana.
Güceniklik bize, gönül almak sana.
Suçlamak bize, katlanmak sana.
Acizlik bize, hoş görmek sana.
Anlaşmazlıklar bize, adalet sana.
Haksızlık bize, bağışlamak sana...

Ey oğul, sabretmesini bil,
vaktinden önce çiçek açmaz.
Şunu da unutma;
insanı yaşat ki devlet yaşasın.

Ey oğul, işin ağır,
işin çetin, gücün kula bağlı.
Allah yardımcın olsun...
Güçlüsün, kuvvetlisin,
akıllısın, kelamlısın!
Ama; bunları nerede,
nasıl kullanacağını bilmezsen
sabah rüzgarında savrulur gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklını yener.
Daima sabırlı, sebatlı ve
iradene sahip olasın!
Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi
değildir. Bütün bilinmeyenler,
feth edilmeyenler,
görünmeyenler, ancak sen faziletli ve
ahlaklı olursan gün ışığına çıkacaktır.

Ey oğul! Ananı, atanı say!
Bereket büyüklerle beraberdir.
İnancını kaybedersen,
yeşilken çöllere dönersin.
Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma!
Gördüğünü görme ! Bildiğini bilme!
Sevildiğin yere sık gidip gelme!

Ey oğul ! Üç kişiye acı:
Cahil arasındaki alime,
zenginken fakir düşene, ve
hatırlı iken itibarını kaybedene.

Ey oğul! unutma ki,
yüksekte yer tutanlar,
aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklıysan mücadeleden korkma !...

aaaaaaaa
Kaynarcalıların Buluşma Noktası
Kaynarcalıların Buluşma Noktası
Kaynarca Hakkında Herşey
a
Goca Gaynarcalılar Mail Grubu
a
Fotoğraf Galerisi
a
Geçmiş Zaman Olurki
a
Fotoğraflarla o güzel yılara yolculuk. Siz de paylaşın yayınlayalım.
Duyurular
aaa
Sitemizle ilgili görüş ve önerilerinizi ziyaretçi defterimize yazabilirsiniz
Sakarya Faydalı Linkler
a Sakarya Valiliği
a Adapazarı Büyükşehir Belediyesi
 a Sakarya Üniversitesi
a Sakarya Emniyet Müdürlüğü
a Sakarya İl Jandarma Komutanlığı
a Adapazarı Ticaret ve Sanayi Odası