Tarihteki en büyük direnişlerden biri olarak kabul edilen Termopil Savaşı, '300 Spartalı'da teknolijinin nimetlerinden faydalınarak çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriliyor. Filmin tarihi gerçeklerle ne kadar örtüştüğüne dair yorum yapacak yetkinlikte değilim ancak, İran’ın filme çok tepkili olduğunu yazılı ve görsel basından takip ediyorum. İran cephesinde cesur ve savaşçı kimlikleriyle tanınan Spartalılar’ın yazdıkları destandan ziyade, kendilerinin anlatılış şekline itiraz ediliyor. Anlaşılan oki İranlılar yenilmiş olmaktan ziyade, nasıl gösterildikleriyle ilgileniyor.
Persleri cahil, kaba ve pis insanlar olarak gösterdiği için filme her fırsatta tepkisini dile getiren İran yönetimi, 300 spartalı’nın tüm dünyada büyük ilgi görmesi nedeniyle daha da öfkeleniyor olmalı. Gelen haberlere göre 300 Spartalı, ABD'de vizyona girdiği ilk hafta sonu 70 milyon dolar (98,4 milyon YTL) hâsılatla en çok izlenen film oldu. ABD’nin İran karşıtı faaliyetlerini bu filmle sürdürdüğü iddiaları da İran tarafından sıklıkla dile getiriliyor. Komplo teorilerine yatkın zihinler için bu söylenenler hiç de uzak bir ihtimal sayılmaz. Öte yandan ABD’nin amaçları uğrunda sanat ve edebiyatı kullanmadığını kim söyeyebilir ki?
Termopile Savaşı, M.Ö. 480 yılında Yunan kent devletlerinden oluşan bir ittifakın Termopile dağ geçidinde kendisinden çok daha kalabalık Pers ordusuyla yaptığı savaştır. Pers kralı Serhas, babası Darius’un Atinalılara yenilmesinin öcünü almak için Çanakkale'yi geçerek, Yunanistan'ı istila etmek üzere yola çıkar. Kalabalık Pers ordusunun vatanları üzerine yürüdüğü haberi bütün Yunanistan'ı dehşete düşürür. Atina en zayıf günlerini yaşamaktadır. Bu nedenle tüm ümitler cesaretleriyle tanınan Spartalılara bağlanmıştır. İki yüz elli bin kişilik Pers ordunun başka türlü durdurulamayacağı görülmektedir. Sparta'nın eş iki kralından biri olan Leonidas tek çarenin Termopile Geçidi'nin tutulması olduğuna karar verir. Kalabalık orduların hareket alanını kısıtlayan ve askeri manevralara izin vemeyen kayalık geçit, ancak göğüs göğüse mücadele ile ele geçirilebilecektir.
Daha sonra neler olduğunu filmden izleyebileceğiniz gibi, tarihi gerçekleri öğrenmek için internette araştırma yaparak çeşitli makalaleri de okuyabilirsiniz.
Bugün Termopilde iki anıt kalmıştır. Sonradan yapılan anıtta Kral Leonidas'ın kendisinden silahlarını isteyen Serhas'a söylediği sözler yazılıdır:"Molon Labe" - "Gel ve Kendin Al" ikincisinde ise Şair Simonidesin sözleri vardır. Bu sözler tüm savaş yazıtlarının en ünlülerindendir: "Yoldan geçen yabancı, git Spartalılara söyle ki; burada onlara sadık kalan bizler yatmaktayız."
Okuma Önerisi
Osmanlıyı Yeniden Keşfetmek 2
İlber Ortaylı
Timaş Yayınları
Osmanlı İmparatorluğu tarihin gerçek anlamdaki son üniversal, yani beynelmilel, cihanşümul imparatorluğudur.
Akdeniz havzasındaki üç tarihî imparatorluktan birini kuranların torunları ve çocuklarıyız. Osmanlı’nın tarihini, kimliğini bilmek ve anlamak kolay değil; bütün etrafımızı, yani yeryüzünün en esaslı uygarlıklarını tanımamız, incelememiz, Osmanlı’nın kurumlarını, anlayışını, olaylara bakışını bilmemiz lazım. Osmanlı’yı tanıdıkça, araştırdıkça, okudukça kendimizi daha çok sevecek ve tarihimize daha çok ısınacağız.
Şüphesiz elinizdeki bu kitap da bu konuda okura yardımcı olma ve Osmanlı’ya dair yeni ufuklar açma iddiasındadır."
İlber Ortaylı
Geçmişten geleceğe tarihî gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen İlber Ortaylı Osmanlı'yı keşfetmeye devam ediyor. Ortaylı, bu sefer okuru Osmanlı'yı "son imparatorluk" yapan yönetim şekli, devletlerle olan ilişkileri, farklı kültürlere, dinlere yaklaşımı ve kurumlarıyla kısacası kendine özgü kimliğiyle keşfetmeye davet ediyor.
Diğer Yazıları:
Şşşşş… İstanbul konuşuyor! , 02.03.2007
Ünlü tiyatro oyuncusu Burcu Kara ile söyleşi , 16.02.2007
Suyumuza sahip çıkalım , 26.01.2007
Hrant Dink'in ardından , 23.01.2007
Hoşgörü ve barışın sembolü Mevlana , 14.01.2007












