| Kaynarca Hakkında Herşey | |
|---|---|
| Goca Gaynarcalılar Mail Grubu | |
| Fotoğraf Galerisi | |
|---|---|
| Geçmiş Zaman Olurki | |
![]() |
Fotoğraflarla o güzel yılara yolculuk. Siz de paylaşın
yayınlayalım. |
| Duyurular | |
![]() |
Ziyaretçi Defteri |
| Sakarya Faydalı Linkler | |
![]() |
Sakarya Valiliği |
![]() |
Adapazarı Büyükşehir Belediyesi |
![]() |
Sakarya Üniversitesi |
![]() |
Sakarya Emniyet Müdürlüğü |
![]() |
Sakarya İl Jandarma Komutanlığı |
![]() |
Adapazarı Ticaret ve Sanayi Odası |
|
Hakan DURAN |
|
|
31.01.2008 Sizin evladınız da amansız bir hastalığa yakalanabilir |
|
|
Hayatın baş döndüren hızı içerisinde insanoğlunun en son aklına gelen şeydir ölüm. Bir gün öleceğini unutmak belki de insana verilmiş en güzel nimettir. Yoksa her an ölümü iliklerinde hisseden bir insan bu dünyadan nasıl zevk alabilirdi ki? Var olmakla yok olmak arasındaki farkı en iyi anlatan hadise çok sevdiğimiz birini yitirmektir. Bir dakika önce ölebileceğini hiç akla getirmediğimiz birinin vefat ettiğini öğrenmek ölümün o soğuk yüzünü hepimize bir kez daha hatırlatır. |
|
![]() |
|
Çok sevdiği birinin ölümünü beklemek kadar azap verici başka bir keder var mıdır bu dünyada acaba? Bebeğinizin sıradan kontrollerini yaptırmak için gittiğiniz doktor çocuğunuzun amansız bir hastalığa yakalandığını söylese acaba neler hissederdiniz? Daha henüz kokusuna doyamadığınız ciğerparenizi uygun iliği bulamazsanız kaybedeceğinizi bilmek nasıl bir duygudur acaba? Kucağınızda hoplatıp zıplattığınız, türlü oyunları birlikte oynadığınız bebeğinizden yakın bir zamanda ayrılacağınızı biliyor olmak ne kötü olsa gerek değil mi? Evladınızı son kez kucağınıza aldığınızı bilseydiniz sanırım bir anne-babanın gösterebileceği en derin hislerle onu bağrınıza basar, öper koklardınız. Birlikte en son oyununuzu oynamakta olduğunuzu bilseydiniz ona dünyanın en büyük mutluluğunu yaşatmayı arzu ederdiniz. Allah böylesi bir evlat acısını hiç kimseye yaşatmasın, bu gerçekten çok zor bir imtihandır. Evladını yitireceğini bilen bir annenin hislerini anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır. Hiç akla gelmeyen bir anda çocuğunun amansız bir hastalığa yakalandığını öğrenen annenin duyguları nasıl anlatılabilir ki.. 2.5 yaşındaki Adapazarılı Berke’nin ailesi de bebeklerinin amansız bir hastalığa yakalanacağını akıllarının ucundan bile geçirmiyorlardı. O gün o kötü haberi aldıklarında dünyaları başlarına yıkılmıştı. Berke Wiskott-Aldrich Sendromu (erkek bebeklerde görülen, 250bin kişide bir rastlanan, vücudun savunma sistemini çökerten, kanser dahil her türlü hastalığa karşı vücudu savunmasız bırakan çok nadir görülen bir kan yetmezliği rahatsızlığı) hastalığına yakalanmıştı. İsmini ilk kez duydukları bu hastalıkla ilgili hiçbir şey bilmiyorlardı. Çok sevdikleri biricik Berke bebek hastaydı ve uygun ilik bulunup nakil yapılmazsa mutluluk ve neşe saçan o güzel gözleri belki bir daha göremeyeceklerdi. Her anne baba gibi onlar da evlatları için her şeylerini feda etmeye hazırdılar. Ellerindekini de son kuruşuna kadar harcamaktan geri durmadılar. Ama ne yazık ki ilk ilik nakli operasyonu başarısız olmuştu. Günden güne eriyip bitmekte olan Berke bebek gülüşünü yitirmemişti ama altın renkli saçları uygulanan tedavi nedeniyle artık yoktu. Ailenin durumunu gören çevredeki yakınları, dostları yardım için seferber oldular. Aileye bu zor günlerinde destek olmak, ellerinden geleni yapmak istiyorlardı. Berke’nin bu hüzünlü hikayesini ben de bir komşularından duydum. Çok nadir görülen bu hastalığa yakalanan Berke bizim ilimizde yaşıyor ve hayırsever insanların yardımlarını bekliyor. Bu aileye ve Berke’ye maddi-manevi destek olmak gerekiyor. Berke bebeğe yardım etmek isterseniz ailesiyle iletişim kurabilirsiniz. İletişim kurmak isteyenler hakdur54@yahoo.com email adresinden benimle irtibata geçerlerse kendilerine gerekli bilgileri iletebilirim. Henüz 2.5 yaşında olan Berke küçücük bedeniyle bu amansız hastalığa karşı savaş veriyor. Dileğimiz en kısa zamanda Berke’nin sağlığına kavuşması. Berke bebeğe acil şifalar diliyorum. Lütfen yakın çevremizdeki hayırseverlerle de Berke bebeğin hüzünlü hikayesini paylaşalım. Önemli not: Bu yazıyı yazmadan önce Berke’nin ailesiyle birebir görüşmemiştim. Berke’nin yakalandığı Wiskott-Aldrich Sendromu hastalığı kan kanserindeki gibi ilik nakli yapılarak tedavi edildiği için bilmeyenler benim gibi yanılabiliyor. Aile ile yaptığım görüşme sonrasında Berke’nin asıl rahatsızlığını öğrenmiş oldum ve bu yüzden yanlış anlamaya mahal vermemek için önceki yazımda düzeltme yapma gereği duydum. Okuyuculardan özür dilerim. Berke ve ailesi gerçekten maddi-manevi desteğe ihtiyaç duyuyor. Lütfen Berke bebeğe yardım edelim. |
|
Diğer Yazıları: |
|
| Kaynarca ve Karasu birlikte hareket ediyor (15.01.2008) | |
| Kaynarca termik santrale kurban mı edilecek? (12.12.2007) | |
| Kaynarca'nın eğitim sorunları çözüm bekliyor (30.11.2007) | |
| İnadına sevgi, inadına kardeşlik (30.10.2007) | |
| Neme gerek Sultanım! (24.08.2007) | |
| Geçmişinden kopan geleceği nasıl inşa edecek? (05.07.2007) | |
| Vekilimizi ne zaman seçebileceğiz? (21.06.2007) | |
| Nifak mı? İttifak mı? (29.05.2007) | |
| Hayırsever Eğitim Gönüllüleri Aranıyor (17.05.2007) | |
| Kanayan Yara (27.03.2007) | |
| Televole Gençliğine Hitabe (02.03.2007) | |
| MSN: Mahvolan Sosyal Nizam (14.02.2007) | |
Yüreğinize Su Serpecek Bir Haber (31.01.2007) |
|
| Kaderine terk edilen tarihi mirasımız: Şeyh Muslihiddin Camii (16.01.2007) | |
| Çalışanların bir makine kadar da mı kıymeti yok? (17.11.2006) |