|
Hakan DURAN |
|
02.03.2007
Televole Gençliğine Hitabe |
|
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen her akşam yayınlanmakta olan saçma sapan televizyon programlarını hiç kaçırmadan seyretmektir. Televole gençliği olabilmenin yegane temeli budur. Bu temel, kültürel değerlerimizi elimizden almak isteyen düşmanlarımızın en büyük hazinesidir.
İstikbalde dahi ülkemizde televole kültürünü daha da hakim kılmak isteyecek düşmanlarının olacağı muhakkaktır. Bir gün aklına gelir de ne oluyor bize diye düşünürsen kendine gelmek için televizyondaki pop star yarışmasını izlemek konusunda asla tereddüt etmeyeceksin. Cebren ve hile ile memleketin çoğu kanalı, milleti düşünmekten alıkoyan programlarla işgal edilmiş olabilir. Bütün televizyon programlarında ünlü olmak isteyen zavallı insanlar kendilerini jüriye beğendirmek için yırtınıyor da olabilir. Bütün bu ahval ve şerait içinde memleket yöneticileri olanları izliyor da olabilirler. Polis karakolu kapılarında evlatlarının salıverilmesini bekleyen, evlatları eroin tuzağına düşmesin diye dualar eden ana babalar da olabilir. Kötüye giden ahval ve şeraitin durumu ne olursa olsun sen hiç düşünme, aç televizyondaki buzda dans yarışmasını ülkemizin ayağını nasıl kaydırıyorlar keyifle izle. Çok okuyup adam olmak meselesini aklının en ücra köşesine koy ki aklına hiç gelmesin. Sen ne yap ne et, bir şekilde ünlü olmanın, çabucak köşeyi dönmenin bir yolunu bul. Dürüst ve helal yoldan ekmek parası kazanmak gibi karın doyurmayan idealleri de bırak. Bir adada türlü zorluklarla karşılaşıp olmadık hallere kendini sokarak kendini beğendirmen istikbalini inşa etmeye yetecektir.
Ey Türk istikbalinin evladı senin tek vazifen televole kültürünün peşinden koşmaktır. Bunun için ihtiyacın olan her şey güzide kanallarımızda bolca miktarda mevcuttur.
Atatürk’ün gençliğe hitabesini bu şekilde kaleme almam belki bir an olsun silkelenip kendimize gelmemize yardımcı olabilir diye düşündüm. Gençliğimiz ne yazık ki elden gidiyor. Gençliğimiz, “Gençliğe Hitabe” gibi yoluna ışık tutacak yazıları okuyup kültürel ve ahlaki değerlerden beslenmek yerine televole kültürünün peşine takılmayı tercih ediyor. Ne acı ki bütün bu kötüye gidiş hepimizin gözü önünde cereyan ediyor. Evladı televole kültürüne özenip uyuşturucu belasına bulaşan anaların feryatlarını çok sık duymaya başladık. İlk öğretim talebelerinin kurdukları çeteleri gözlerimiz yerinden fırlayarak izliyoruz. Öğretmenini kurşunlayıp kaçan talebelerin görüntülerini havsalamız almıyor. Sadece yiyip, içen, hiç düşünmeyen, zarar veren, kötüye özenen bir gençliğin yetişmesini engellemek için devletimiz acaba ne zaman harekete geçecek? |
Diğer Yazıları:
MSN: Mahvolan Sosyal Nizam ,14.02.2007 |
| Yüreğinize Su Serpecek Bir Haber , 31.01.2007 |
Kaderine terk edilen tarihi mirasımız: Şeyh Muslihiddin Camii , 16.01.2007 |
| Çalışanların bir makine kadar da mı kıymeti yok? , 17.11.2006 |
| |
|
|
|
Kültür Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen'in Şeyh Müslihiddin camisi ile ilgili açıklamasını okumak için tıklayın |
Seyyah-ı Fakir Kemal Çelebi'nin Seyahatnamesi için tıklayın |