|
Hakan DURAN |
|
31.01.2007
Yüreğinize su serpecek bir haber |
|
Şeyh Muslihiddin Camisinin
yüreğimizi yakan virane halini burada sizlerle paylaşmamızın ardından
konuyu çeşitli mercilere iletmek için neler yapabiliriz diye düşünmeye
başlamıştık. İlk adım olarak bu tarihi caminin durumuyla ilgili
bilgileri yetkili makamlara e-posta ile göndermeye karar verdik.
Benim de üyesi olduğum ilçe dışında yaşayan Kaynarcalı hemşehrilerimizin
kurduğu Goca Gaynarcalılar e-posta grubu bu konuda harekete geçti. Tüm
grup üyeleri kısa süre içerisinde çok sayıda e-postayı ilgili kişilere
ilettiler. Gönderdiğimiz e-postalarda yetkililere meramımızı, derdimizi
anlattık, yardımlarını istedik. Kendilerine gelen çok sayıdaki
e-postadan sonra devlet büyüklerimiz de sanırım bizim için bu tarihi
eserin ne denli ehemmiyet arz ettiğini hissetmişlerdir. Devletimizin yok
olmaya yüz tutmuş 520 yıllık bu tarihi esere sahip çıkmasını sağlamak
amacıyla ilgililere e-posta gönderen bizlerin aklından acaba sesimize
kulak veren olacak mı sorusu hiç çıkmadı.
Aslında bu konu Kültür Bakanlığı’nın da bilgisi dahilindeydi. Fakat
bugüne kadar ortada fiilen yapılan bir şeyler olduğunu göremeyince
tekrar konuyu gündeme taşımaya çalışmıştık. Her ne kadar devletimizin
ilgili birimlerinin asli görevi olsa da ecdat yadigarı bu tarihi yapıta
bugüne kadar tam manasıyla sahip çıkılamaması da ilçeden yetişen
bizlerin ayıbıydı. Hemen yanı başımızda duran kaderine terk edilmiş bu
güzide eserin bu hale gelmesine sessiz kalmamalıydık. 520 yıllık bu
tarihi camiyi ve Şeyh Muslihiddin’i de yeterince tanımadığımızı ve
dolayısıyla Sakarya’mıza da tanıtamadığımızı buradan itiraf etmek
istiyorum. Bugüne kadar gereken duyarlılığı göstermediğimize inanıyorduk
ve bu yüzden de üzerimize düşeni yapmak amacıyla büyüklerimize sesimizi
duymaları için çağrıda bulunduk.
Aradan bir hafta geçmişti ki e-posta kutularımıza yüreklerimize su
serpen müjdeli haberler düştü. İlk e-posta Adapazarı Büyükşehir
Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı sayın Fahri Tuna beyden
gelmişti. Fahri Bey, restore edilmesi için kendisinin de uzun süredir
büyük çaba sarf ettiği Şeyh Müslihiddin camisinin restore edileceğini
müjdeliyordu. Bir gün sonra gelen e-posta ise Kültür Bakanlığı müsteşarı
sevgili hemşehrimiz Sayın Mustafa İsen’den geliyordu. Müsteşarımızdan da
“Restorasyonun yaklaşık 1 ay içerisinde başlayacağı” sözünü duymak
bizleri çok mutlu etti.
Acaba sesimize kulak veren olur mu sorularıyla başlatılan bu güzel
iletişim harekatının başarıyla sonuçlanmasına hepimiz çok sevindik.
Sayın Müsteşarımıza duyarlılığından ötürü buradan teşekkür etmek
istiyorum. Şeyh Müslihiddin camisinin restorasyonunun başlayacağı günü
iple çekiyoruz. Ümidimiz, dileğimiz artık başka engellerin ortaya
çıkmaması ve Şeyh Müslihiddin camisinin virane haline bir an önce son
verilmesidir.
Diğer Yazıları:
Kaderine terk edilen tarihi mirasımız: Şeyh Muslihiddin Camii
Çalışanların bir makine kadar da mı kıymeti yok? |