|
Fahri TUNA |
|
|
15.09.2007 |
|
Adapazarılı Tel Cambazı Abdullah "75 yıl öncesinin Ramazan eğlenceleri anısına" |
![]() Adapazarılı Meşhur Cambaz: Abdullah Yıldız (Nihat Yıldız Arşivi) |
“Adapazarı’nda eğlence” denilince, yaşı 70’in üzerinde olanların aklına ilk gelen isim “Tel Cambazı Abdullah”tır. Şöhreti sadece Adapazarı’nda değil bütün bir Türkiye coğrafyasının batı kesiminde yayılmış biridir Abdullah Yıldız. Zamanında gazetelere “Türkiye’nin en uzun adamı” diye fotoğrafları basılan, tel üzerinde her türlü akrobasi hareketini “yolda yürürcesine” sergileyen bu Adapazarı kahramanı kimdir acaba? Gelin iz sürelim ve 1924-66 arası her Adapazarılının tanımaktan ve izlemekten büyük zevk aldığı “Adapazarılı Tel Cambazı Abdullah”ı yakından tanıyalım. |
|
|
TEL CAMBAZI ABDULLAH KİMDİR? TEL ÜZERİNDE KURBAN KESER 25 YIL EVİ TEL CAMBAZLIĞIYLA GEÇİNDİRMİŞ ÇARK CADDESİ’NDEKİ BAKKAL ABDULLAH “Sonraki yıllarında ne iş yaptı?” diye soruyoruz. “Tel cambazlığını bırakınca üç yıl kadar, çocukluk arkadaşı Ömer Canlı (Dr. Sadık Canlı’nın babası) ile elbise ticareti yapmışlar. Bunları bana hep annem anlattı. 1930’larda anneannemden kalan Çark Caddesi’ndeki eve tanışmışlar (Cevat Bey Konağı ile Gazozcu Recep’in arasındaki binaydı binamız, sonra Yalçın Koçak’a sattık, şimdi dershane olan iş hanı). Babam 1952’den itibaren vefat ettiği 1966’ya kadar evimizin altında bakkal dükkanı işletti. 1966 ramazanında, 16 Ocakta, oruçluyken bir Pazar günü, henüz 57 yaşındayken dut ağacından düşüp beyin kanamasından vefat etti, Yorgalar Mezarlığının hemen girişte sağdaki aile kabristanına defnettik.” ORTA BOYLU, ADALELİ, SPORTMEN BİRİ “Fiziğiyle, alışkanlıklarıyla, karakteriyle babanız nasıl bir adamdı?” diye soruyorum Nihat Yıldız’a. |
|
|
|
UZUN AYAKLI ABDULLAH HÜKÜMET CADDESİNDE – 1931 |
|
“GÖSTERİ PARASIYLA TÜMENE FIRIN YAPTIRTIYOR” Tel cambazı Abdullah’ın küçük oğlundan babasıyla ilgili bir anekdot rica ediyorum: “Annem anlatırdı, cambazlık yaparken bazen kızar, kahveyi telde, sandalye üzerinde içer” derdi. 25 yıl süreyle hiç düşmemiş. Dedem çok zengin olduğu için, babamın paraya ihtiyacı olmamış ama cambazlıktan da harçlık çıkartmış. Cambazlığı 25 sene önce zevk, alkış, şov için yapmış.ama kazandığıyla evini de geçindirmiş. Babam anlatırdı. 1928’lerde 6 ay paralı askerlik yapmış babam, 950 lira ödedik derdi, çok büyük paraymış tabii o zaman. Tümende fırın yokmuş, babam subaylara demiş ki “buradaki herkes paralı, ben bir gösteri yapayım, para toplayalım da fırın yapalım”, teklifi kabul edilmiş, babamın yaptığı gösteride toplanan parayla Adapazarı Tümenine (Çark Caddesindeki) fırın yapılmış." CAMBAZ ABDULLAH (YILDIZ) İÇİN NE DEDİLER? YAZAR AYDIN BOYSAN:“EN BÜYÜK NUMARA CAMBAZ ABDULLAH’TI” |
|
![]() |
|
TEL CAMBAZI ABDULLAH TELDE KURBAN KESERKEN – 1936 |
|
CEZMİ HAKMAN:“ TEL ÜSTÜNDE KURBAN KESTİĞİNİ BİZZAT GÖRDÜM“ Cezmi Hakman (Gazeteci-1920 doğumlu): “- Sportif bir kişiydi, şimdi Büyükşehir Belediyesinin bulunduğu park, eskiden futbol sahasıydı, 1946-47’ye kadar, rahmetli Abdullah amcamız oradaki meydanda halka gösteriler yapardı, direkler kurulur, teller çekilirdi, genellikle bayram zamanlarında olurdu, binlerce Adapazarılı merakla izlerdik. 4-5 metre yükseklikteki ayaklarla şimdilerde “uzun adam” denildiği şekilde sokaklarda dolaşırdı. O zamanlar bizim gibi çocuklar için çok önemli bir eğlenceydi. Onunki bir sanattı, spor olduğu kadar. Rahmetlinin tel üzerinde kurban kestiğini bizzat görmüş kişilerden biriyim. “ (3) AYHAN HAKMAN: "O ZAMANKİ ÇOCUKLAR İÇİN EN BÜYÜK MUTLULUK, AMCAMI SEYRETMEKTİ" Ayhan Hakman ( Gazeteci, 1926 doğumlu): “Rahmetli Abdullah Yıldız, benim öz be öz amcamdı. Son derece duyarlı, hassas biriydi. Son derece iyi niyetli, herkese iyilik yapmak isteyen, bayramlarda bizleri beklemeden gelip ziyaret eden biriydi. Oğlu Nihat ona en çok benzer kişiliklidir. Sevgi dolu biriydi. Ayrıca çocukları da sevindirmek için, tel üzerinde, ayaklarına gaz tenekeleri bağlar, gider gelirdi. Telin üzerine bisikletle pedal çevirir gider gelirdi. 1920, 1930 ve 40’lı yılların Adapazarı’nda çocuklar için en büyük mutluluk Cambaz Abdullah Yıldız’ı seyretmekti. Pazar günleri ve özel günlerde gösteri yapardı. O zamanlar sinema yok, bir şey yok. Tek eğlencemiz oydu. Gösteriler açık alanda olur, çocuğunu kapan gelirdi. Amcam para falan da almazdı. Onunla birlikte yerde palyaçolar da gösteri yapardı. Amcam 1949’dan sonra cambazlığı bıraktı, vefatına kadar Çark Caddesinde bakkallık yapmıştı.” (4) ŞABAN ÜSTÜNER: "ÇOK AHLAKLI, ÇOK TEMİZ BİR İNSANDI" Şaban Üstüner (Esnaf-1934 doğumlu): “- Bizim çocukluğumuzda eğlenceler şimdi Pasaj-2000’in olduğu yerde ve şimdi inşaatı süren Vilayet Meydanının olduğu yerde yapılırdı. Bayramlarda ve yaz aylarında çadır tiyatrosu, motosiklet üstüvanesi kurulur, tel cambazları gösteriler yaparlardı. Rahmetli Abdullah ağbiyi tellerin üzerinde izlediğimi hatırlıyorum. Cambazlığı bıraktıktan sonraki yıllarında Çark Caddesinde esnaflık yaptı, ben de aynı caddede esnaf olduğumdan dolayı iyi ahbap olduk. Çok ahlaklı, çok temiz bir insandı. Allah gani gani rahmet eylesin...” (5) |
|
SALİM TAŞ: Salim Taş (Emekli Esnaf, 1933 doğumlu): “-1940’larda Adapazarı’nda her muhitin ayrı ayrı bayram yerleri, gösteri alanları vardı. En merkezi olan ise bugün Atatürk Parkı’ndaki bayram yeriydi. Ben Çeşme Meydanlıyım. Bizim Çeşme Meydanı’nda müsait bir arsada gösteriler olurdu. Karaağaçdibi’nde (İhsaniye Camii yanında) ve Yenicami semtinde de gösteriler yapılırdı. Çeşme Meydanı’nda ben Abdullah amcayı 7-8 sene seyrettim. Tel üzerinde yürürdü, lastikleri çıkarılmış jantlı bisikletle telde gezerdi, yarısından kesilmiş tenekelerle telde yürürdü. Telin üzerinde sandalyede oturur, kahve içerdi. Bir de telin altında tuluat gösterileri olurdu. Benim çocukluğumda (1940’larda) en büyük gösteri Cambaz Abdullah amcanın gösterisiydi. Onun etkisiyle sonraki yıllarda İstanbul’a tiyatrolara, sirklere çok gittim yıllarca.” (6) |
![]() |
CAMBAZ ABDULLAH TEL ÜZERİNDE – 1933 (Nihat Yıldız Arşivi) |
|
AVUKAT DEMİRCAN DİLEK:"TELDE KUZU KUCAĞINDA YÜRÜRDÜ" Demircan Dilek (Avukat, 1939 doğumlu): “Çok küçükken Cambaz Abdullah’ı seyrettim. İtfaiye Caddesinde Teverlerin yan tarafındaki bir yerde (tarlada) seyrettim. İlk okul ikiye gidiyordum. İki tane elektrik direğine benzeyen direkte tel üzerinde gösteri yapmıştı. Telin yüksekliği üç veya üç buçuk metre kadardı. Ayağında kırmızı yün patiklerle bir baştan diğer başa, evvela boş bir denge sopasıyla yürüdü. Öbür başa varınca iki yardımcısı aliminyum su kovası verdi, ayağında iki kovayla yürüdü, üçüncü olarak kucağına kuzu aldı, kuzuyla yürüdü. Yürüdüğü mesafe (iki direğin arası) 9-10 metre civarındaydı. 35-40 çocuk izlemiştik. Hiç unutmam,15 kuruşa izlemiştik. Çünkü o parayla ben kovboy filmine gidecektim, oraya verince annem bir daha film parası vermemişti. Tel cambazından çok etkilenmiştim. Evde iki sandalyenin üzerine tahta koyup benzerini yapmayı denedim, çıktım, tahta kırıldığı için düştüm, annem de çok kızdı tabii. ” (7) SONUÇ: KENDİ GİTTİ İSMİ KALDI YADİGAR Şüphe yok; bütün canlar ölümü tadacak. Henüz 16 yaşındayken 1924’te Adapazarı’na gelen Bulgar sirkini izleyerek cambazlığa başlayan Adapazarılı Abdullah Yıldız, tam 25 yılda binlerce gösteri, bir emek ve serüvenin ardından 1949 yılında sanatına son vermiş. Henüz sinemanın bilinmediği, TV’nin hayal bile edilemediği yıllarda (1924-49), sadece Adapazarı halkını değil başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, neredeyse bütün bir Anadolu vilayetlerinde yüzlerce kez gösteri yapan Abdullah Yıldız, henüz 57 yaşındayken beyin kanaması sonucu âhirete göçüp gitmiş. |
|
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 1)Nihat Yıldız, Tel Cambazı Abdullah Yıldız’ın dört çocuğunu en küçüğü olarak 1948 yılında Adapazarı’nda doğdu, inşaat mühendisi, evli 1 çocuklu, halen büyük bir holdingde çalışmakta ve İstanbul Erenköy’de ikamet etmektedir, 05.10.2006 tarihinde Eski Adapazarı Halkevi binasında gerçekleştirdiğimiz söyleşide anlattıklarından, 2)Mimar-mizah yazarı Aydın Boysan, 27.12.2000, Hürriyet Gazetesi Bayram ekinde “şeker bayramı”yla ilgili kendisiyle yapılan söyleşide Janset ve Yeşim Çobankent’e anlattıklarından, 3)Gazeteci Cezmi Hakman’la 06.10.2006 tarihinde yaptığım telefon görüşmesinde anlattıklarından, 4)Gazeteci Ayhan Hakman’la 06.10.2006 tarihinde yaptığım telefon görüşmesinde anlattıklarından, 5)Esnaf Şaban Üstüner’le 06.10.2006 tarihinde PTT sokaktaki işyerinde yaptığım görüşmede anlattıklarından, 6)Emekli esnaf Salim Taş, 1933 Adapazarı Çeşmemeydanı doğumlu, emekli esnaf, 07.10.2006 tarihinde AKM bahçesinde yaptığım görüşmede anlattıklarından. 7)Avukat Demircan Dilek’le 09.10.2006 tarihinde gerçekleştirdiğim telefon görüşmesinde anlattıklarından. |
|
| Diğer Yazıları: | |
| Halit Molla (AKIN):Gerçek bir Kurtuluş Savaşı Kahramanı (22.06.2007) | |
| Taraklı: 21.Yüzyılda Bir Huzur Limanı (21.06.2007) | |
| Balkanların Başkenti: ÜSKÜP (29.05.2007) | |
| Özüyle Sözüyle Sazıyla Anadolu: Neşet ERTAŞ (02.03.2007) | |
| Halit Molla(Akın): Gerçek Bir Kurtuluş Savaşı Kahramanı (31.01.2007) | |
| Kaynarca'dan Yetişenler (23.01.2007) | |
| Falih Rıfkı Atay Kaynarca-Sakarya Kökenli | |
| Kaynarca Hakkında Herşey | |
|---|---|
| Goca Gaynarcalılar Mail Grubu | |
| Fotoğraf Galerisi | |
|---|---|
| Geçmiş Zaman Olurki | |
![]() |
Fotoğraflarla o güzel yılara yolculuk. Siz de paylaşın
yayınlayalım. |
| Duyurular | |
![]() |
Sitemizle ilgili görüş ve önerilerinizi ziyaretçi defterimize yazabilirsiniz |
| Sakarya Faydalı Linkler | |
![]() |
Sakarya Valiliği |
![]() |
Adapazarı Büyükşehir Belediyesi |
![]() |
Sakarya Üniversitesi |
![]() |
Sakarya Emniyet Müdürlüğü |
![]() |
Sakarya İl Jandarma Komutanlığı |
![]() |
Adapazarı Ticaret ve Sanayi Odası |