|
Balkanların Başkenti: ÜSKÜP
Medeniyetimizin ayak izi.
Bursa’nın güleç yüzlü kardeşi, İstanbul’un “delikanlı” ağbisi.
Üsküp, hüznümüzün düğüm noktasıdır.
Herkesin bir ikinci şehri vardır, yaşamak istediği. Bir de gömülmek istediği şehirler vardır. Benim gömülmek istediğim şehir, tartışmasız Üsküp’tür.
Tarihin içinde gezintiye çıkarsınız Üsküp’e gittiğinizde; hatta kalbine. Buram buram Osmanlı, buram buram Türk’tür Üsküp.
Kalesine çıkıp bakınız şöyle uzaklara: Önce minaresi biraz kibirli Mustafa Paşa Camii, arkada aşağıda Yahya Paşa Camii, İsabey Camii, Osmanlı Çarşısı, Sultan Murat Camii, Saat Kulesi, Rıfai Tekkesi, Tefeyyüz Mektebi, Muratpaşa Camii, Davutpaşa Hamamı, Vardar
Nehri ve nehir üzerindeki Osmanlı Taşköprüsü...
Ta seksen km mesafedeki Gostivar dağlarından küçük bir dere olarak çıkan Vardar Nehri, Üsküp kalesinin hemen dibinden “türkülerdeki sülün misâli” süzülüp giderken, şehri de “her mânâ”da ikiye ayırmayı başarmış: Eski Üsküp, Yeni Üsküp; bazılarına göre “Müslüman Üsküp, Gâvur Üsküp”, yahut “kadim Üsküp, zıpçıktı Üsküp...”
Bir yerde ova ve/ya nehir varsa, biliyoruz ki orası deprem bölgesidir. Üsküp de öyle şüphesiz; tarih nitekim nice Üsküp depremlerini kaydetmiş. Osmanlı şehri hafif engebeli sağlam zeminli araziye kurarken, Makedonlar 1912’den bu yana yeni Üsküp’ü o bizim meşhur “Vardar Ovası”na kurmuşlar: Ortada ne verimli bir tarım ovası kalmış, ne de ilk büyük depremde
-maalesef- doğru düzgün bir şehir kalacak.
Ecdadımızın bir yeri sıfırdan alıp nasıl medenî bir şehre dönüştürdüğünü görmek isteyenler, önce Üsküp’e koşmamalılar tartışmasız.
Bursa’dan, hatta hatta “Suriçi İstanbul”undan daha çok “Osmanlı” ve daha çok “İslâm” silueti veren eski Üsküp’e inat, Makedonlar karşıdaki Vodna Dağının zirvesine 66 metrelik dev bir haç dikerek, cümle âleme “burasını artık İslâm değil Hristiyan memleketi bilin” mesajı vermeyi yeğlemişler ya, şehirdeki yüzlerce Türk yapısı ise “mızrak çuvala sığmaz” atasözünü haykırmaktadır.
Üsküp’e gitmişseniz, tek katlı eskir Türk Çarşısında gönül rahatlığıyla gezin ve mutlaka ama mutlaka “dana çorbası” içmeyi, yahut meşhur “Üsküp büreği” yemeyi ihmal etmeyin.
Ayrıca harika “köfteli kurufasulye”yi nefis Üsküp turşusuyla birlikte tatmayı da.
Üsküp, nice Yahya Kemâlleri yetiştiren Osmanlı sanat çimenliği, düşünce feyz mektebidir.
Üsküp Balkanların başkentidir.
Hatta kalbidir. |