|
Arife BALTA |
|
03.09.2007
Kaynarca'nın gündemi değişti! |
|
Bu hafta eğitim başta olmak üzere, işsizlik ve organize sanayi bölgesi konularını ele alacaktık.
Ancak ilçemizin ulusal ve yerel basında haberlere konu alan Belediye Başkanı Tuncay Aydın’ın bir kına gecesinde silahla havaya ateş ettiği iddiasıyla ifadesinin alınması olayı bizimde gündemimizi değiştirdi.
O akşam bizde iki çocuğumuzla birlikte komşumuzun kına gecesine katılmıştık. Silah seslerini duyan ve endişelenen eşim bana telefon ederek kına yerinde olmadığımızı eve geldiğimizi öğrendi. Korktuğunu belirterek içinin rahatladığını söyledi. Çoğu insan o akşam aynı tedirginliği yaşadıklarını söylediler.
6 Ağustos tarihinde bu köşede yayımlanan yazıyı virgülüne dokunmadan bir kez daha sunuyorum:
“Milletçe silaha meraklıyız. Tuttuğumuz futbol takımı kazanır silah atarız, balkondaki insanlar vurulur ölür. Yakınları acıya boğulur.
Davetli olduğumuz düğünde tabancalarla kutlamaya katılırız; en mutlu günü en mutsuz güne çeviririz.
Sonra bunun adına da kader diyerek; kendimizi rahatlatırız!
Ulusal ve yerel basınımızda yankı bulan; Kaynarca’ya bağlı Büyükyanık köyünde bir düğünde açılan ateş sonucu hayatını kaybeden 11 yaşındaki Tuğrul’da bunlardan biriydi.
15 Temmuz 2007 gecesi öğrenim gördüğü ilköğretim okulunun bahçesinde hayata veda eden Tuğrul’dan önce de benzeri bir olayı Ziahmet köyünde yaşamıştık.
25 Eylül 2005 gecesi yine bir düğünde üstelik dedesinin silahından çıkan kurşunla ölen Meryem Bayraktar.
Ziahmet köyünde bu olay yaşandıktan sonra; ancak başa gelen bir musibetten ders çıkaran insanımız bu köyde silahla kutlama yapmıyor artık! Ama Meryem’de geri gelmiyor, taze fidanlar kuruyup gidiyor.
İhtimal o ki en azından bir süre Büyükyanık köyünde de düğünlerde, eğlencelerde silahla kutlamada bulunulmayacak. Ama Tuğrul hayata geri dönemeyecek.
Yine bu yıl 2 Şubat 2007 tarihinde Şeyhtımarı köyünde de iki küçük kardeş silahla oynarken tüfek patlamış ve 12 yaşındaki Furkan kanlar içinde kalarak yaşamını kaybetmişti.
Babaları, “Bu olay ders olsun silahınızı güvenli yerde saklayın. Biz yandık başkası yanmasın” demişti.
Bu olaydan ders çıkaranlar belki de artık silahlarını daha güvenli yerde tutuyorlardır, kendi çocuklarına bir şey olmasın diye ama alınan önlemler küçük Furkan’ı geriye getirmeyecek.
Tesadüfen bu olayların yaşanmadığı diğer köyler ve mahallelerin sakinleri silaha karşı önlem almak için birilerinin ölmesini beklemeyelim. Evimizde mümkün olursa ateşli silah bulundurmayalım! Yok illa gerekliyse o zaman çocukların ulaşamayacağı önlemleri alalım.
Düğünlerimiz ve kına gecelerimiz bizim mutluluğu paylaştığımız zamanlar; havaya tabanca sıkarak kutlamaktan vazgeçelim.
Tabanca atmaktan, tüfek atmaktan vazgeçemeyiz diyenlere bir tavsiyemiz var; 26 Ağustos Pazar günü saat 10 ile 17 arasında Kaynarca Karaboğaz sahilinde “Trap, kurşun ve tabanca atışı müsabakalarına katılsınlar. Hem atıcılık keyfini doyasıya yaşasınlar hem de enfes doğanın tadını çıkarsınlar.
Yok biz kınada düğünde havaya silah sıkmadan yapamayız diyenleri de havale edelim: Kaymakamlar, yerel yöneticiler, eğitimciler, güvenliğimizden sorumlu olanlar, gazeteciler üstümüze düşeni yapalım. Çocuklar ölmesin!”
|