aaaaaaaa
Kaynarcalıların Buluşma Noktası
Kaynarcalıların Buluşma Noktası

KAYNARCA'NIN YEREL SÖZLÜĞÜ
Hazırlayan: Fahri TUNA (*)

Kaynarca yöresi yerel sözlüğü araştırmamız 3 bölümden oluşmaktadır:

1-Sadece Kaynarca yöresinde kullanılan kelimeler

Afaganni omak, (saldırganlığı üzerinde olmak), Aynını vemek (mektubun cevabını vermek), Büzelek (içten pazarlıklı), Cobuz (küçükçe çukur), Çavale (hesapsız davranan), Döpdelen (düşüncesizce konuşan), Evecik (aceleci), Fıskıl (sivilce), Gıvırma (kabak tatlısı), Hapırdak (acele iş gören), İngazcıktan (özellikle), Kıntir (cimri), Löngür (iri-yarı kişi), Mahrama (havlu), Namazla (seccade), Pettele (düzgün yürüyemeyen), Sasık (soluk benizli), Şeplek (erikten yapılan yapışkan), Töngel (muşmula), Üstgıy (başköşe), Vırışgırış (karışık kuruşuk), Yançık (bezden dikilme çanta), Zivlom (ince uzun boylu) türünde sadece yörede kullanılan kelimeleri derlemeye çalıştık.

2-Anonim olduğu halde Kaynarca yöresinde farklı anlamlarda kullanılan kelimeler

Battal (büyük, bol, geniş anlamı yerine yörede verimsiz dikenli çorak arazi anlamında), Gavga (dövüşü de içerdiği halde yörede sadece ağız dalaşı anlamında), Ganat (kuşlar ve uçaklarda, uçmayı sağlayan aygıt olduğu halde yörede tuvalet-wc anlamında), Godoş (Ailesini satan anlamı olduğu halde yörede kibirli, kendini beğenerek yürüyen kişi anlamında), Kursaksız (kuşlarda miğde anlamında olduğu halde yörede düşüncesiz kişi anlamında), Halat (dayanıklı ip anlamında olduğu halde yörede römork anlamında), İpsiz (ipi olmayan anlamında olduğu halde hayırsız anlamında), Kasaya naktar uydurmak (Gizlice kasaya hırsızın anahtar uydurması anlamında olduğu halde, devlet dairesinden maaş almayı hak etmek anlamında), Motor (Araçları çalıştıran aygıt olduğu halde sadece traktör anlamında), Nörmel (normal anlamı yerine yörede anormal anlamında), Özlü (bir şeyin özüyle beraber anlamı yerine, yörede nazlı, kaprisli anlamında), Perili (perilerin bulunduğu yer anlamı yerine, yörede asabi, sinirli anlamında), Silkelemek (bir şeyi sarsmak anlamında olduğu halde, yörede para harcatmak, masrafa sokmak anlamında), Telefon çekmek (PTT’den hat çekmek anlamında olduğu halde, yörede telefonla konuşmak anlamında), Uzun ot otlamak (hayvanların uzun otları yemesi anlamı yerine, yörede bayanların eşlerini aldatmaları anlamında), Vakitlice (zamanında anlamı yerine, yörede zengince kişi anlamında,) Yıkık dimen-değirmen (yıkılmış değirmen anlamı yerine, yörede çok uzun süre misafirlikte kalan kişi anlamında), Zindan gibi (hapishane gibi yerine yörede, çok esmer kişi anlamında) gibi anonim anlamlarının dışında farklı anlamda kullanılan kelimeleri derlemeye çalıştık.

3-Anonim kelimelerin Kaynarca ağzında farklı söyleniş biçimleri

Amet (Ahmet), Başlamak (bağışlamak), Bihamna (bir hamle), Caboğlu (gabioğlu), Dimem (değirmen), Ektiyar (ihtiyar), Fendire (üvendire), Gaplamca (kaplumbağa), Hurun (fırın), İnhere (en küçük), Küte (köfte), Löbet (nöbet), Mertmen (merdiven), Naştaba (maşrapa), Örske (rüzgar), Püsküt (bisküvi), Suvan-Samsak (soğan-sarımsak), Tafaf (tuhaf), Ulan (oğlan), Vade gemiş (vadesi dolmuş), Yuka (yufka), Zenzele (zelzele) gibi yöre ağzında şekil değiştiren anonim kelimeleri derlemeye çalıştık.

Yörenin yerel sözlüğünü incelerken, bu 3 noktaya dikkat ederek okumanızı tavsiye ediyoruz.

Lütfen incelemek istediğiniz kelimenin baş harfine tıklayınız.

<< A-B-C-Ç-D-E-F-G-H-I-İ-K-L-M-N-O-Ö-P-R-S-Ş-T-U-Ü-V-Y-Z >>

-A-

Acızlık getirmek : Yakınmak; sankı çocuklarından acızlık getiriyo

Ada : Adapazarı

Afaganni va : Kızgınlığı, saldırganlığı üzerinde

Afartma : Abartma

Ahret edinmek : Ekseri kızlarla kızlar, seyrek olarak erkeklerle kızlar arasında edinilme kardeşlik

Ali evlendi Güllü gelin oldu : Sen artık o işi unut, vakti geçeli çok oldu anlamına

Allah emri : Deprem, zelzele

Alt gıy : Ocağın kapıdan tarafı, protokolde son taraf

Aksate : Alış-veriş

Aklantı : Tarla ortası veya kenarlarındaki küçük derecik

Angılı : Şöhretli, iyi tanınan; Unna angılı sülaledir.

Arkalık, yanı : Evin lavabo-wc tarafı

Arkaşa : Sırtüstü

Asiri nişan : Evlilik geleneği/Erkekle kızın beraber olduğu nişan

Aşamlicekmiş mi : Yatıya kalacakmış mı?

Aşıklık çekmek : Aşık olmanın sürmesi hali

Avara : Çok hasta, durumu ağır

Avla : Tarla / harman kenarındaki kazık/sırıktan avlu

Avla dutmak : Kişinin avlu yapması işlemi

Avıllık : Başlık parası

Ayaklı : Gezgin, gezmeyi seven

Ayakdaş : Yol arkadaşı

Aynını vermek : Gelen mektuba cevabı vermek; mektibin aynını vedin mi?

Ayran çorbası : Bir çorba türü

Harf seçmek için tıklayınız

-B-

Bagarı gırılmak : Birine kırılmak; dedini inkar edince bagarım kırıldı

Baldudak : Tatlı dilli; bizim Amet biraz baldudakdır

Barmaklı kilim : Kilim türü

Başlamak : Bağışlamak; Gadir Dayı oluna 20 dönüm yer başlamış

Battal : Verimsiz, hafif karaçayır, dikenli, çorak arazi

Baykımak : Ürkmek

Bazlamaç : Hamur işi yemek

Bendetmek : Ele geçirmek, kendi üzerine geçirmek

Beter güldüm : Çok güldüm

Bektaş : Beştaş (oyun)

Beserik : Solgun, soluk benizli

Beşibillik : Beşibirlik (altın)

Bezir yağı : Keten tohumundan elde edilen ağır bir yemelik yağ türü

Bıdır bıdır bıdır : Alçak sesle durmadan karşılıklı konuşmak

Bıldır : Bir önceki, geçen

Bıldır sene : Bir önceki sene, geçen sene

Bıngıldak : Çocuğun bir yaşına kadar başındaki yumuşak çıkıntı kısmı

Bıyıl : Bu sene

Bi hamna : Kısa süreli

Bi örnek : Aynı model veya renkten olan

Bostan : Sebze yetiştirilen bahçe

Boyna boyna : Devamlı, sık sık, sıkça; mani mani de dendiği olur

Boğurgan : Lüzumlu lüzumsuz bağırıp çağıran

Böbellik : Biber, domates, patlıcan yetiştirilen bahçe

Böç böç bakmak : Saf saf bakmak

Bölce : Börülce

Budara : Apış ara

Buydey ekimleri : Ekim ayı(Zaman tarifi)

Bükelek : Genellikle büyükbaş hayvanların yazın sıcaktan, Bazen insanların koşuşmaları; Baya bükelek duttuğunuz

Büyük gına : Evlilik geleneği/Kına gecesi, Cumartesi akşamı

Büzelek : İçten pazarlıklı

Büzme börek : Yemek/tatlı

Harf seçmek için tıklayınız

-C-Ç-

Caboğlu : Gabioğlu (köy-divan adı)

Canı cini omamak : Takattan düşmek; canım cinim yok

Cevizli gabak : Yemek/tatlı türü

Cıngan deline gitmek : Nefes borusuna bir şey kaçmak

Cızcız tutmak : Büyükbaş hayvanların yazın sıcaktan koşuşmaları

Cizleme : Yemek/Tavukla yenen bir hamur işi

Cobuz : Hendekteki derince birikintisi, Garagoyun cobuza düştü

Comburdamak : Sulu bir şeyin ses çıkartması hali

Congalaz : Sırılsıklam ıslanmışlık hali, cöngelez de dendiği olur

Corutmak : Çaresi ve boş bakmak; kel yavrusu gibi ne corudyosun?

Cöngelez : Sırılsıklam ıslanmış olma hali, congalaz da dendiği olur

Çakıldak : Çok ve gereksiz konuşan, geveze

Çalık : Aldırık, boş, içi boş olma hali, nuhutla bu sene kuraktan çalık oldula

Çalmak : Kız kaçırmak, kızı evlenmek amacıyla zorla götürmek

Çamaşıra inmek : Pınar başında mevsimlik çamaşır yıkamak

Çandı : Çivi kullanmadan geçme kalaslarla yapılan evin bir bölümü

Çaşnak : Havlu asmak amacıyla duvara çakılan dayanak

Çavale : Hesapsız, ulu orta davranan

Çekel : Kazmanın küçüğü

Çeki (Evlilik töreni) : Kınada kıza verilen hediye töreni; gelinin halasından bi bilezik

Çemkirmek : Yarı kızgınlıkla karşısındakine hakaret etmek

Çempildemek : Sıvı maddelerden araç giderken ses çıkma hali

Çepel : Dövülen buğdayın içinde yulaf, fiy olması hali

Çevre : Erkeklerin boyunlarına bağladıkları işlenmiş büyükçe mendil

Çıbık : İnce sopalarla oynanan oyun

Çıbıklı kilim : kilim türü

Çılbır : Zincir, ince zincir

Çırakman : Kandil altlığı

Çıtır gavın : Kavun türü

Çiğnemik : Yemek yemeğe alıştırmak için çocuklara verilen gıda

Çon : Kalça

Çökelez : Sincap (Hayvan)

Harf seçmek için tıklayınız

-D-

Dadı bezi : Ketenden yoğun pamuklu kalınca pantolonluk kumaş

Dartı : (katık)

Dartılı malay : (yemek türü)

Dartılı keşkek : (yemek türü)

Dayday : Yaşlı erkek

Debeleş/ştimek : Orayı burayı karıştırmak

Debildemek : Kımıldamak

Debildek : Yerinde duramayan

Dede mahrumu : Mirastan mahrum olmak

Demet bağlamak : Buğday destelerini gemle bağlamak

Deste : Biçilen 100 sap kadar buğdayın toplanmış hali

Dıkım : Lokma; bi dıkım ekmek

Dılbıran : Mantar türü

Dımbıl : Küçük hamur parçası

Dımbıl çorbası : (yemek türü)

Dımdızakta galmak : Açıkta, çaresiz, bir başına kalmak

Dımzıklı : Küçük benekli; dımzıklı yüzlü

Dışabaşlı : Gözü başka erkek veya kadınlarda olan

Dıvıl dıvıl : Unlu yemeklerin ağızda dağılır halde olması

Diklembaç-beç : Çocukların çayırlarda takla atıp yuvarlanması

Diklembeç-baç : Sopaların en ileriye atılmasıyla oynanan oyun

Dipdip : Oyun türü

Divemek : Söylemek, haber vermek

Dombay : Manda

Dombay eriği : Siyah renkli iri bir erik türü

Domuz : Oyun türü

Döp döp : Sözünü bilmeyen; O biraz döp döpdür

Döpdölen : Düşüncesizce, arkasını düşünmeden konuşan

Duncutmak : Kışkırtmak, ayartmak

Durmak : Çalışılan, yaşanılan yer; O Ada’da duryo

Duvak : Evlilik geleneği/Nikahın ertesi günü yapılan tören

Düdük : Hamurlu yemek türü

Düğünü bayramı olmak : Çok yaşlılar için; e artık unun düğünü bayramı

Dünüllük : Evlilik geleneği/Kız isteme töreni

Dünya kilimi : Kilim türü

Dürü : Düğünde götürülen hediye

Düzen : Kilim veya bez dokuma düzeneği

Harf seçmek için tıklayınız

-E-

Ebegümeci : Mancar türü

Edvemek : Anlatıvermek; Fatma’blam edvedi

Efeleklenmiş : Telaşlanmış

Efelik : Mancar türü

Elbab : İşini iyi bilen ve yapan

Eli gulanda : Çok yakında, hemen hemen

Elini yüzüne almak : Utanarak gitmek

Elyüzli : Ayıp olmasın diye, kamuoyuna karşı; Elyüzli elime doluvedi

Erişli çorba : Çorba türü

Esker : Çivi

Eskere geçirme : Askere gidenleri uğurlama

Evecik : Aceleci; bizim Ali bıraz evecikdir

Evikleme : Elle evirme (mısır)

Evillik : Evlilik geleneği/1. ve 2. haftadaki ziyaret -tören

Evlek : Tarlada 4-5 m genişliğinde bölüm

Eza : Kibrit

Harf seçmek için tıklayınız

-F-

Fadine gavını : Kışlık kavun türü

Farımak : Nefes nefese kalıp yorulmak

Fendire : Üvendire

Fıcık : Küçük

Fıcık gına : Kına gecesinden bir önceki gece, Cuma gecesi

Fındık mantarı : Mantar türü

Fınfıklı gabak : Kabak tatlısı türü

Fırdolu : Çepeçevre

Fıskıl : Sivilce

Fıydımak : Firlatmak; fiydıracam elindeki kağıdı

Füner çıkamak : Yeni bir şey ortaya koymak

Harf seçmek için tıklayınız

-G-

Gaba gursak : Anlayışsız, geç anlayan

Gabak kafalı : Kel, saçı olmayan

Galdirek : Mancar türü

Ganasır : Nasırlaşmış, doymuş, değişmez halde

Ganat : Tuvalet, wc

Ganat yanı : Evin tuvalet tarafı

Ganı yanmak : Çok üzülmek; kazayı duyunca ganım yandı

Ganırmak : Ağacın dalını zor kullanarak koparmak

Gantar topu : Kavun türü

Gaplamca : Kaplumbağa

Gaplı gabak : Kabak tatlısı türü

Gara börek : Unlu börek türü

Gara helva : Unlu tatlı türü

Dımbıl çorbası : (yemek türü)

Garagulak : Mantar türü

Gartlanbaz : Yaşlı ağaçların sertleşmesi hali,

Garı azlı : Hanımın sözünden çıkmayan, kılıbık

Gasıyazma : Hayvanlarda rastlanan bir hastalık

Gavga etmek : Sözlü atışmak, lafla kavga

Gavınnık : Kavun tarlası

Gavil garar etmek : Kararlaştırmak

Gavsalası çıkmak : Aşırı zayıflamak

Gayasımak : Yemeğin zamanla bayatlayıp üstünün sertleşmesi hali

Gaygana : Hamurlu bir yiyecek

Gayınçı : Kayınbirader

Gazicak : Kazımaya yarayan alet

Gazicak mancarı : Mancar turu

Geçinmek : Ruhunu teslim etmek

Geçinivemek : Ruhunu teslim edivermek

Gelgeç akıllı : Unutkan, dalgın kişi

Gelin aması : Evlilik geleneği/Gelin alma töreni

Gelin mantarı : Mantar türü

Gelincik mancarı : Mancar türü

Gelingadın : Gelincik (bir tür hayvan)

Gem : Sabah erkenden buğdaydan yapılan bağlama ipi

Gem yapmak : Gün doğmadan önce gem yapma işi

Gemci : Kalın bezden yapılan bir tür mont (giysi)

Gılalanmak : Kin tutmak, öfkelenmek

Gıldırgıç : Hareketli, yerinde duramayan

Gımbırgıç : Kıvırtarak yürüyen

Gırçıllı : Alacalı

Gırklık : Yünleri kesme makası

Gırkmak : Koyunların yünlerini kesmek

Gış : Kış

Gış ortası : Zaman olarak şubat ayı

Gıvırma : Kıvırma, yufka ve kabaktan yapılan bir tatlı türü

Gıy kilimi : Kilim türü

Gıylamak : Dışlamak

Gızevli : Evlilik geleneği /Kız tarafının gençlerinin düğün gecesinde erkek tarafını ziyareti

Gızını satmak : Kızını nişanlamak, sözlemek; Ali gızını satmış

Gicik : Uyuz

Gicikli : Uyuzlanmış kişi

Gobuz : Çukur yer, büyük kulte

Goca gına : Evlilik geleneği/Büyük kına

Gocaba : Büyükbaba

Gocaguş : Baykuş; Gocaguş ötdü Şükürü ölecek...

Gocana : Babaanne

Godoş : Kibirli, kendini beğenmiş

Gokgorozlu : böbürlenen

Golluk : Koru, küçük orman

Goygun : Koyu

Gonşu : Komşu

Gonşula razı gelise : İzin alabilirsem

Goplam : Bakımsız, sulantılık, ot-diken bürümüş yer

Gorutma : Devlet ormanında çiftçinin koruduğu yer

Goygun gelmek : Koyu, kavi, güçlü; davulun sesi uzaktan goygun gelir

Göbek goyvamak : Şişmanlayıp göbeği belirgin hale gelmek

Gözleme : Hamurdan bir yiyecek

Grep : Kızların özel günlerde taktığı rengarenk başörtüsü

Gulak : hamurlu bir yemek türü(kıymalı)

Gulak : hamurlu bir yemek türü(ekşimikli)

Gulak şapırdattımak : Duymazdan, anlamazdan gelmek; borcunu hatıllatdım, gulak şapırdatıvadı

Gullep : Menteşe

Gullu gabak : Gabak tatlısı türü

Gulluk : Kuruluk, çardak.

Gulu : Kulu, erkek hindi

Gursak : Mide; namuslu adamdır, gursandan haram lokma geçmemişdir

Gursaksız : Düşüncesiz

Guşevin : Sakız yapılan karaçalı dikeni meyvesi

Guşevin sakızı : Guşevinden yapılma sakız

Guşkemik : Zayıf, narin kişi; o biraz guşkemik

Guzu parası : Evlilik geleneği/Kız tarafı gençlerine verilen para

Gücelen başladı.. : Nihayet başladı

Gündönümü : Zaman olarak Aralık ortası

Gününü yapmak : Razı etmek, gönlünü yapmak

Güviy guyma : Evlilik geleneği/dini nikah

Güviy kapamak : Evlilik geleneği/Dini nikah töreni

Harf seçmek için tıklayınız

-H-

Habarsız : Ansızın; habarsız gemeyn, evde bulamazsıyız sora

Hacalla : Hacıaliler (köy adı)

Hadırellezde : Zaman olarak mayıs başı

Halat : Römork

Haldırtı : Gürültü patırtı

Hampırdamak : Acele davranmak

Hapır hapır : Acele yapmak, hızlı davranmak

Hapırdak : Acele iş gören

Harman dövmek : Demet haldeki buğdayın saçılıp dövenle dövülmesi hali

Has : İyi, değerli; Unna has insannadır

Has diil : Kötü, çirkin, değersiz; boşver, o gız has diil

Hasıl hasıl : Nefes nefese

Hasıldak : Nefes nefese gelen kişi

Haşıl haşıl : Kuru yaprakların çıkardığı ses

Havrız : Beşikte dışkıların toplandığı alet

Hayat : Eski evlerde salon

Haydamak : Araç sürmek; Amet motoru iyi hadiyo

Haydırhop : Ele avuca sığmayan, dengesiz

Hayhaşam : Aşırı kalabalık

Hayın : Katı, laf anlamaz

Hayın : Art niyetli, kötülük düşünen kişi

He ya. : Haklısın, öyle..

Hemdekin : Elbette anlamında

Here : Küçük; Hasan, dayımın here ulanıdır(oğludur)

Here gına : Evlilik geleneği/Küçük kına-Cuma akşamı

Hışdımamak : Aldırmamak, ilgisizlik; o hışdımamış

Hıyanet : Cimri

Hızmatkar dutmak : Sezonluk sığırtmaç tutmak işi

Hoca dutmak : Köye ramazanlık veya cumalık imam tutmak,

Irmazan da geliyo, hoca dutmak ilazım..

Hoca durmak. : İmamın bir köyle anlaşması hali; Hatiba ... köye hoca durmuş

Hon hon ağlamak : Buğuz ederek ağlamak

Honuz honuz ağlamak : Uzun uzun, bağıra bağıra ağlamak

Honoz : Kocaman

Honoz kafalı : Kocaman kafalı

Hop tüymek : Çok istemek, ısrarla istemek

Hop tüyedik : Çok sevinirdik

Horantı : Kalabalık

Höcere . Ücra, kenar köşe

Höngere gibi : Kocaman, iri kıyım

Höre geçmek : Kıymete binmek; sankı çok höre geçtin

Hörül hörül : Erkeklerin yüksek sesle konuşuyor olması hali

Höşmelim : Bir peynir tatlısı

Harf seçmek için tıklayınız

-I-İ-

Ihmaz : Ölmez de onmaz da

İnsan içine çıkamak : Eğitip öğretip toplum içine çıkartmak

Irhat lokumu : Türk lokumuna verilen isim

Işıklık çalmak : Islık çalmak

İvilti : Usulca; ıvılt di gan yüzüme davıldı

İçim ırhat etmedi : Şüphem tam giderilemedi, mutmain olmadım anlamında

İmeci-yimeci : İmece töreni

İn here : En küçük; Reyhan, gızların in heresidir

İn önce : Evvela

İn sifta : İlk önce

İngasdan : Mahsustan, özellikle

İngascıkdan : Mahsuscuktan

İpsiz : Hayırsız, lakap türü

İşdonu : kilot, alt iç elbisesi

İtla : İddia

İtlaya girmek : Karşılıklı iddiaya tutuşmak

İtlaya binmek : İşin iddiaya dönüşmesi

İvik : Üveyik

İyeşmek : Diğerinden beklemek, ona yıkılmak

İyi kapı : Ekonomik ve sosyal durumu iyi aile

İyi uşakdı emme : İyi insandı (kendinden küçüklerle ilgili)

İzmit Akşamı : Pazar günü akşamı, cumadan sonra haftanın ikinci kutsal gecesi

Harf seçmek için tıklayınız

-K-

Kaktımak : Bir şeyi ittirmek

Katılmak : Çocukların büyümesi; çocimiz katıldı atık

Karaca eriği : Erik türü

Kavak mantarı : Mantar türü

Kecin : Mengelezden geçirilen ketenin odunsu küçük parçacıkları

Kedi burun mantarı : Mantar türü

Kefli : Ağzının kenarları tükürüklü, lakap türü

Kel : Dişi hindi

Kepleme : Eşarbın enseye bağlanmış halde bağlanması

Keplemecik : Eşarbın kepleme halinde dışarıya çıkılması

Kelik : Koyun yatırılan yerde ağaçtan araba-yatak türü

Kertik : Yontulmuş ağaç

Kesme çorba : Çorba türü

Keten barmağı : Yolunan ketenin 20 cm çağında bağlanmış hali

Keten yolmak : Haziran başlarında elle keten bitkisinin yolunması

Keten çırpmak : Kurumuş ketenlerin harmanda yuğuya çarpılması işlemi

Keten ıslamak : Tohumu çırpılmış bitkinin derede bekletilmesi işlemi

Keten sermek : Sudan çıkarılan ketenin yola serilerek çiğnenmesi

Keş : Kurutulmuş ekşimik (katık türü)

Kıtık : Birbirine girmiş saç

Kıtıklı : Saçları birbirine girmiş olan

Kıntir : Cimri

Kırtıl : Otlağa bırakılmış arazi, yerli hayvan

Kıstıma : Bisküvi arasına lokum sıkıştırarak yapılan bir tür tatlı

Kibrit davıtmak : Evlilik geleneği/Cemiyete davetiye olarak

Kile : 2 teneke (35-40 kilogram) ağırlık ölçüsü

Kirişlik : Çandılı evde raf, sergen

Kişilik : Özel günlerde giyilen takım elbise

Konkara : Toplantı, kongre

Kök mantarı : Mantar türü

Köpen : Çocuk bezi

Kulte : Küçük çukur, çukurcuk

Kulte oyunu : Oyun türü, çukura sokma oyunu

Küçük arfe : Arifeden bir önceki gün

Küçük gına : Kına gecesinden bir önceki akşam, Cuma akşamı

Kühnümüş : Muşmula, armut gibi meyvelerin yumuşamış hali

Küllü su : Çamaşır yıkamada kullanılan külden edinilme su

Harf seçmek için tıklayınız

-L-

Laf çakıştırdı : İmalı, ihsaslı konuşmak; inceden alaylı konuşmak

Lafları bitmemek : Kafa denklik; Bi yere geldilemidi hiç lafları bitmez

Langırdamak : Yüksek sesle lüzumsuz konuşmak

Langırdak : Lüzumsuz konuşan, gürültü eden

Limon gönüllü : Her gördüğüne gönül veren

Lokum : Küçük ekmek türü/Cevizli de yapılır

Lokum davıtmak : Evlilik geleneği/Cemiyete davetiye olarak

Löngür : İri yarı kişi

Lös lös : İri yarı kişinin yürüyüşü

Harf seçmek için tıklayınız

-M-

Mahna : Sebep, neden; hepsi mahna(ölü için)

Mahna vemek : Kusur bulmak, aramak; ... çok mahma veri..

Mahrama : Havlu

Malay : Mısır unundan yapılan yemek/sütlü ve dartılı

Mancar : Yenilen otlrın genel adı

Mancar gözlü : Yeşil gözlü kişi

Mancar mayalı : Yaradılıştan dayanıksız, güçsüz kişi, narin

Mani mani : Sık sık

Mengelez : Ketenin liflerini ezmeye yarayan ahşap alet

Met : Çelik-çomak

Meyfat etmek : Vefat etmek; ...’nde Kazımaga meyfat etmiş

Mezinne : Müezzinler (köy adı)

Mılık : Yumuşak

Mılkımış : Yumuşamış

Mısmıl : Eli yüzü düzgün kişi

Mısmılcana : İyicene

Milk : Mülk, mirasla kalan arazi

Misir açmaları : Zaman olarak eylül sonları

Mozak : Meşe tohumu

Moluk : Oyun türü

Harf seçmek için tıklayınız

-N-

Namazla : Seccade

Naştapa : Maşrapa

Niniş : Çok yaşlı nine

Nodul : Üvendirenin ucundaki iz, fodul

Harf seçmek için tıklayınız

-O-Ö-

Oha demek : Mola vermek

Orak eriği : Haziran ayında yenilen beyaz renkli erik türü

Öğlenin karanlığı : Öğle saatlerinde aşırı ışıktan etrafın görünmemesi

Öledir ya : Öyle olmalı

Örnek çıkarmak : Elişi, oya, kilim gibi işlerde kopya çıkarmak

Örsge : Rüzgar

Örü : Otlak, mera

Öte-beri : Pazarda satılan eşyalar

Özelti : Tarla kenarlarında yağmur veya kaynak sularının aktığı derecik

Özlü : Nazlı, kaprizli

Özlü bide : Çok kaprisli; Fahri çok özlü bidedir

Harf seçmek için tıklayınız

-P-

Pahıl : İnatçı, ters mizaçlı

Pala : İnce kesilmiş eskimiş kumaş

Pala bezi : Eski elbiselerden yapılan bez

Pala kilimi : Kilim türü

Palaçor : Dağınık

Palak : Eskimiş, köhnemiş

Palize : Su, şeker ve nişastadan yapılan bir tür tatlı

Palpal : Palak, eski psükü

Pampillemek : İhtiyarlamak, çok yıpranmak, çökmek

Patıldamak : Söylenmek

Payırdamak : Hafif hafif söylenmek, sitem etmek

Payırdak : Sürekli söylenen

Pel pel bakmak : Şaşkın şaşkın bakmak

Pelit : Palamut tohumu

Pemkirmek : Çemkirmek

Perçem : Çocukların alnına düşen saçları

Perili : Sinirli, asabi tip

Pesendetmek : Hayranlıkla karışık şaşkınlık

Peşkir : Eski bezden veya dadı bezinden yapılma önlük

Pettele : Düzgün yürüyemeyen, yampir yumpur yürüyen

Pezi : Pazı(hamur)

Pırtık : Lastik tekerleklerdeki iz

Pısmış : Sinmiş

Piske : Elle tutulan küçük parça; tuz, un, şeker vs.

Pirinçli gabak : Kabak tatlısı türü

Pürtül : Parça; bi pürtül şekeri çok gödüyünüz

Püsküt davıtmak : Evlilik geleneği/Cemiyete davetiye olarak

Püspüs : Ağır, yavaş, tembel kişi

Pontul : Pantolon

Pörtlek : İri ve çıkık gözlü

Pösteke : Koyun yünlü derisi

Puğ : Bohça

Harf seçmek için tıklayınız

-R-

Rahmet : Yağmur

Harf seçmek için tıklayınız

-S-

Sabahın garanninde : Sabah alacakaranlıkta

Sahan : Tabak

Sahan toplama : Evlilik geleneği/Düğün öncesi köyden sahan toplama

Sakal goyvamak : Sakal bırakmak

Sakat : Kabuk bağlamış yara

Sakavı : Nezle, grip

Salıngaç : Salıncak

Sasık : tadı kaçmak yemek veya soluk benizli kadın

Savışmak : İyileşmek(hastalık)

Sayvan : Koyun keçi ahırı

Sesetme : Sus, konuşma

Sevte : İlk

Sıpıtmak : Eline geçeni sağa sola fırlatmak; sıpıtdı

Sıraman tüymek : Delikanlıların bayramlarda oynadığı oyun

Sırtaşa : Sırtüstü

Sırtını yıkamak : Bir kişinin banyo yapması, sırtımı yıkadım

Sıvışta gel : Bir oyun türü

Sibek : Beşikte çocukların işemesine yarayan alet

Silkelemek : Masrafa sokmak, para harcatmak

Sini : Sofra

Sinsana : Evlilik Geleneği / Gelin alındığında oğlan evine haber vermek

Sinsana beygiri gibi : Çok koşan kişi için

Sinsana koşusu : Evlilik geleneği / Gelin alındığında oğlan evine haber verme koşusu

Sirken mancarı : Mancar türü

Sormuk : İçine üzüm veya şekerli ekmek koyulan, bebekler için bir tür emzik

Söz : Evlilik geleneği/Söz kesme töreni

Söz temsili : Mesela, örneğin

Sudan geçinmek : Duş almak

Suğukluk : Komposto

Süstümek : Oraya buraya gönderip çile çektirmek, burnunu sürtmek

Sütliyen : Mantar türü

Sütlü gabak : Süt, şeker ve kabaktan yapılan bir tatlı türü

Sütlü üzüm : Tatlı türü

Sütlü malay : Süt ve mısır unundan yapılan bir tür tatlı

Süzülük : Süzülmüş; beti benzi solmuş

Harf seçmek için tıklayınız

-Ş-

Şarata bakmak : Fırsat kollamak; zatte şarata bakıyo

Şarpa : Eşarp

Şaşgınnık : Problem; Allah’dan bi şaşgınnık omazsa geliriz

Şavkı : Şevki

Şeker gübre : Amanyum nitrat gübresi

Şemerdecekle : Yeniden canlanmak (bitkiler için), yükselmek(insanlar için)

Şeplek : Erik sakızından yapılan ip eğirmekte kullanılan yapışkan

Şinik : Ölçü birimi (1/4 kile), yarım teneke

Harf seçmek için tıklayınız

-T-

Takıl : Eşya, giyim eşyası, pılı pırtı

Takıl ama : Evlilik geleneği/Düğün öncesi eşya alma

Takıldamak : Söylenmek; Takılda durusuyunuz

Talavız : Ortalığı karıştıran, velveleye veren,

Talazıdı : Ürktü

Tam : Ahır

Tamı kürümek : Hayvanların altlarını temizlemek

Tapansıra : Büyükçe tabak

Tarna çorbası : Çorba türü

Tarıl turul : Kuru yeri sürerken çıkan sesler

Tehnemek : Gözlemek, gözlemlemek; Adam tehniyo

Temsil : Örneğin, misal

Tentene : Dantel

Tığteber : Bir şeyi olmamak, yoksulluk, Tığ teber şah meder

Tırnana çıkmamak : Birisiyle mukayese edilirken diğerini zayıf-yetersiz bulmak

Tırıl mırıl : Tarlayı hafifçe, yüzünden sürmek

Tırıs tırıs : Ayağını yere sürüyerek yürümek

Tırkız : Ahşaptan kapı tokmağı

Tiltil mantarı : Mantar türü

Tire çorabı : İnce, naylon çorabı

Toka : Mancar türü

Tokat : Sırık

Tokmaklamak : Cenazede ağlarken kinayeli konuşmak

Toplu gabak : Kabak tatlısı türü

Töngel : Muşmula

Töngel turşusu : (yemek türü)

Töngemen : Toy, her şeyden habersiz

Tunuç : Oyun türü

Tüvmek : Olduğu yerde zıplamak

Harf seçmek için tıklayınız

-U-Ü-

Ulanbüyüden : Çorba türü

Ular osun : Uğurlar olsun

Un çalma çorbası : Çorba türü

Uzun ot otlamak : Gizli ilişkide bulunmak (Evli kadınlar için)

Uzun yola gitmek : Hacca, umreye gitmek

Ülenin karanninde : Öğlenin karanlığında

Üre : Süt ve darıdan yapılan tatlı türü

Üstgıy : Sedirde başköşe, ocağın girişin karşısına gelen yanı, protokolde ön taraf;

Harf seçmek için tıklayınız

-V-

Vade : Ecel

Vade gemiş : Vadesi dolmuş(ölü arkasından..)

Vakitli : Mali durumları iyi aile

Vırış gırış : Karışık kuruşuk

Harf seçmek için tıklayınız

-Y-

Yabana gitmek : Uzağa gitmek

Yaban armudu : Armut türü

Yaban eriği : Erik türü

Yakışi gelmek : Lafın yeri gelmek;lafın yalışi gelince ben de söyledim

Yalıngıç : Kıvrak, hareketli

Yançık : Dokuma bezden dikilme çanta

Yarım dünya : Kilim türü

Yastaç : Ağaçtan yapılma sofra

Yavıklık : Evlilik geleneği/erkek tarafının çeyiz alma töreni

Yavız : İyi, has insan

Yaynıtmak : Yerinden çıkartmak, yer değiştirtmek

Yazucu : zaman olarak

Yazzık, yazlık : Eski evlerde misafir odası

Yeldirmek : Çaktırmadan eziyet etmek

Yemen : Ayakkabı (daha çok lastik)

Yeni dünya : Kilim türü

Yeşilli : Kilim türü

Yevtin-yeftin : Hafif, (erkekler için) hoppa, hareketli

Yıvın : Yığın, harmanda demetlerden oluşan yığın

Yıkık dimen : Misafirlikte üç günden fazla kalan kimse

Yılar parası : Evlilik geleneği/Kız tarafına verien para

Yokdan çıkamak : Yoktan var etmek; yoktan çıkadık

Yolcu : Çerçi, satıcı;hadi yolcu geldi gidiyo

Yorgansız : İpsiz sapsız, yattığı gezdiği yer belli olmayan, lakap tr

Yuka böri : Yufkadan yapılma börek

Yuka datlısı : Yufka, ceviz ve şekerden yapılan bir tür tatlı

Yünleri gırkmak : Koyunların yünlerini gırklıkla kesmek

Yüklük : Eski evlerde gardrop

Yüzük : Oyun türü

Harf seçmek için tıklayınız

-Z-

Zayıflıktan gavsalası çıkmak : Çok zayıf olmak, avurtlarının içeriye göçmesi hali

Zebellah : İriyarı

Zından gibi : Simsiyah, karanlık, çok esmerlere söylenir

Zivil zivil : Bir şeyin yoğun ve hareketli hali

Zivlom : İnce uzun, dal gibi

Zollu : Has, iyi, güzel; zollu ev

Zongur : Uzun boylu adam, iri yarı adam

Zöv zöv : Gereksiz ve kaba konuşma

Harf seçmek için tıklayınız

*: Araştırmacı-Yazar, Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı.

KAYNAK KİŞİLER:

1) İsmail ALTAY, 1936 Kaynarca Kızılcaali doğumlu, ilkokul muzunu, esnaf, evli - 4 çocuk babası, Adapazarı’nda oturmaktadır.

2) Faize USTA,1938 Kaynarca Mehter doğumlu, ilkokul mezunu, çiftçi, evli - 4 çocuk annesi, halen MehterKöyü’nde oturmaktadır.

3) Nadir GÜREL, 1957 Kaynarca Kızılcaali doğumlu, yüksek okul muzunu, öğretmen, evli - 3 çocuk babası, Adapazarı’nda oturmaktadır.

4) Şerifnaz TUNCA, 1965 Kaynarca Güven doğumlu, ortaokul mezunu, ev hanımı, evli - 2 çocuk annesi, halen İzmit Gültepe Mahallesi’nde oturmaktadır.

5) Ramis MEMİŞ, 1948 Kaynarca Sarıbeyli doğumlu, yüksek okul muzunu, emekli öğretmen, evli - 2 çocuk babası, halen Kaynarca’da oturmaktadır.

6) Mahmure ERDOĞAN, 1933 Kaynarca doğumlu, okur-yazar, çiftçi, dört çocuk annesi, Müezzinlerde oturmaktadır.

7) Rafiye TUNA, 1940 Kaynarca doğumlu, okur-yazar, dört çocuk annesi, halen Okçularda oturmaktadır.

8) Arif TUNA, 1939 Kaynarca Okçular doğumlu, ilk okul mezunu, çiftçi, 2 çocuk babası, halen Okçularda oturmaktadır.

9) Kadir TUNCA, 1963 Kaynarca doğumlu, lise mezunu, İzmit B.Ş. Belediyesinde işçi, 2 çocuk babası, halen İzmit Gültepe Mahallesi’nde oturmaktadır.

10) Özkul ASLANALP, 1956 Kaynarca İlçesi Balcılar Köyü doğumlu. Arifiye Öğretmen Lisesi mezunu. Emekli öğretmen. Halen Kaynarcada oturuyor.

11) Mustafa ERDOĞAN, 1963 Kaynarca Hamzalar Köyü doğumlu, sınıf öğretmeni, evli 3 çocuk babsı, halen Adapazarı Beşköprüde oturuyor.