aaaaaaaa
Kaynarcalıların Buluşma Noktası
Kaynarcalıların Buluşma Noktası

KAYNARCA MUTFAĞI

Uğmaç Çorba: Un nemlendirilip elde ovularak pirinç tanesi büyüklüğüne getirilir. Yassuvanlı yapıldığında “Uğmaç”, sütlü yapıldığında “Ulanbüyüden” çorbası denir.

Erişli Çorba: Ramazan ayı yaklaşırken açılan erişte makarnası, biraz kırılarak küçültülür, kaynar suya atılır, pişirilip, yassuvan ilave edilerek yenilir.

Yassuvan: Bir tür sos olup, soğanın küçük küçük doğranarak yağda iyice kavrulmasıyla elde edilir. Üzerine salça veya toz biber katılarak kırmızı bir sos elde edilir. Başta çorbalar olmak üzere çeşitli yemeklere renk ve tat vermek amacıyla kullanılır.

ANA YEMEKLER:

Kaynarca mutfağının ana yemekler bölümü, hamur işleri, sebzeli yemekler ve etli yemekler olmak üzere üç bölümde incelenebilir.

I. HAMUR İŞLERİ:

Hamur işlerinin tamamı undan mamul olup, katılık yumuşaklık, incelik kalınlık, büyüklük küçüklük ve mayalanma durumuna göre çeşitlilik gösterir. Bunları kısaca inceleyelim:

Gözleme: Hamurunu hazırlarken unun içine süt ve yumurta katılarak yoğrulur. Hamur oklava ile ortalama 90-100 cm çapında açılır, horoz kanadıyla süt üzeri sürülür, dört köşesinden mektup zarfı gibi kare halinde katlanır, küveke taşından yapılmış saçta veya kuzinede pişirilir. Yumurta, rendelenmiş peynir veya yoğurt, tatlı (bal, pekmez veya helva) ile yenilir. Meşakkatli - zahmeti bir üründür. Gözleme en özel yemeklerden olup, hatırlı misafir geldiğinde yapılır.

Bazlamaç: Ekmek hamurundan daha sıvı bir halde hazırlanır, taşmış hamurdan yapılır, bir buçuk iki cm kalınlığında tepsi genişliğinde sıcak saçın üzerinde pişirilir, sıcak sıcak tüketilir. Daha çok evde ekmek bittiğinde, acil olarak yapılır. Ekmek niyetine yumurta, pekmez ile yenir.

Cizleme: Bazlama hamurundan daha sıvı şeklinde hazırlanan hamur, taşırma işleminden sonra, kızgın saçın üzerine küçük tava yardımıyla dökülür, tavanın arkasıyla inceltilir, yufka kalınlığında (1 mm) pişirilir. Halis köy tavuğu, ördeği, hindisi ile birlikte yenilir. Çok çok özel bir yemek olup, kaynanaların baş yemeğidir; genellikle evin damadı geldiğinde yapılır.

Gaygana: Cizleme ile bazlamanın ortası bir hamurlu işidir. Rendelenmiş peynir şile yenilir.

Gara Börek: Eskiden düğünlerin olmazsa olmazlarından iken, sonraları nostalji olarak yapılmaktadır. Taşmamış sodalı hamurdan pazı yapılır, oklava ile biraz kalınca açılır, üst üste katlanırken, aralarına bolca süt-yoğurt üzeri sürülür. 8-10 kat olur. Tepsiyle fırında pişirilir. Yumurta, bal, pekmez, helva ve dartı ile yenir.

Çörek: Taşmamış hamur, soda ile kabartılarak ocaklık külünde veya fırında pişirilir. Zahmetsizdir; çabucak pişer, sıcakken ve tazeyken tüketilmelidir, soğuyunca taş gibi olur. Kendine has bir kokusu vardır.

Hamullu Ekmek G ızartması: Bayatlayan ekmek dilimlenir, gaygana hamuruna batırılır, yağlı tavada kızartılır. Helva ile yenilir.

Düdük Makarnası: Süt ve yumurta katılarak hazırlanan özel hamur, oklava ile pezi halinde açılır ve 5 cmlik kareler halinde satırla kesilir. Kalemden irice süpürgelik sapıyla, karşı köşeler birbiriyle buluşacak şekilde yuvarlanır, bir tür boru haline getirilir, kaynar suda pişirilerek süzülür. Üzerine dartılı sos yapılır, onun da üzerine ezilmiş-dövülmüş ceviz serpiştirilir.

Seyrek de olsa, üzerine sarımsaklı yoğurt da dökülerek mantıya dönüştürüldüğü de olur.

Gulak: Düdük hamuru şeklinde hazırlanan ve kesilen parçaların içine ekşimik koyulur, hamurlar muska (üçgen) şeklinde yapıştırılır, kaynar suda pişirilir. Üzerine dartı sosu ve inceltilmiş ceviz de serpiştirilir. Seyrek de olsa, üzerine sarımsaklı yoğurt da dökülerek mantıya dönüştürüldüğü olur.

Mantı (Kesme): Düdük veya Kulak hamuru aynı şekilde hazırlanır. Satırla 1 cm şeklinde kare halinde kesilir. Kaynar suda pişirilip süzüldükten sonra, büyükçe bir tabağa konulur. Yoğurtlu sarımsaklı yapılır, üzerine hem tat hem de görüntü vermesi için toz biber yağda kızartılarak üzerine gezdirilir, sofraya sunulur.

Malay (Dartılı): Mısırın unu kaynar suya yavaş yedire yedire dökülür, yuvarlak bir “tokaç”la (malay sopası) sürekli karıştırılır, iyice koyultulur, kaşıkla tabaklara dizilir, bir sıra koyduktan sonra darılanır, tekrar kaşık kaşık bir sıra daha koyulur dartılanır. Buna dartılı malay denir. Seyrek de olsa buğday unundan yapıldığı da görülür. Ona da “un malayı” denir.

* Irmak Dergisi Kaynarca Özel Sayısındaki (Ekim Sayısı) Nadir GÜREL'in yazısından alıntıdır.