aaaaaaaa
Kaynarcalıların Buluşma Noktası
Kaynarcalıların Buluşma Noktası

KAYNARCA MUTFAĞI

Kaynarca Sakarya Mutfağı Yöresel Yemekler

Kaynarca mutfağı, insanlarının yaşam tarzına bağlı olarak kendi ürettikleri tarımsal ürünlere dayanmaktadır.

Bu açıdan buğdaygiller (buğday, darı, mısır vs.) ağırlıklı bir özellik gösterir. Bunun dışında sebzegiller (kabak, bamya, domates, biber vs.), baklagiller (bakla, bezelye, fasulye, nohut vs.) doğada kendiliğinden yetişen (mancar, mantar, tere vs.) ve hayvansal ürünler (tereyağ,keş, ekşimik, lor ve dartı) de mutfağı zenginleştirir.

Geleneksel Kaynarca mutfağı, özellikle kırmızı et ağırlıklı bir mutfak değildir; daha çok ailelerin kendi kümeslerinde yetiştirdikleri tavuk, ördek, hindi, kaz hayvanlarının etleri özellikle cizleme denilen hamurlu yiyeceklerle birlikte büyük rağbet görür. 1970’li yıllarda tarımda makineleşmenin yaygınlaştığı döneme kadar, koyun-kuzu-keçi eti Kaynarca mutfağının etli yemeklerinin temelini oluştururken, arazilerin tamamının tarıma açılmasıyla örülerin (mera) azalması sonucu küçükbaş hayvanlar neredeyse ortadan kalkmıştır.Özetle Kaynarca mutfağının temelini hamurlu yiyecekler oluştururken, farklı yemeklere de rastlandığı görülür.

ÇORBALAR

Kaynarca mutfağındaki çorbaların sayısı 10 adet olup, neredeyse tamamı unlu mamüllerin türevinden oluşmaktadır.

Dımbıl: Hamur pezisi, mantı hamurundan daha ince açılır, bazen elle alanı 1 cm2’yi aşmayacak büyüklükte kopartılır, bazen kenar uzunlukları 1 cmyi geçmemek üzere küçük kareler halinde kesilir, kaynayan suya atılır, 5 dakika kadar kaynatılır. Yassuvan (soğanın yağda kavurulması) yapılarak, kırmızı biberle üzerine dökülür. Sade ve içerisine Karagöz fasulyeli olmak üzere ikiye ayrılır.

Ayran Çorbası: Halis Yayık ayranın içerisine iri bulgur katılarak kaynatılır. Tereyağla nane kızdırlıp üstüne sos olarak dökülür.

Tarna (Tarhana): Yaş ve kuru tarna olmak üzere ikiye ayrılır. Yaş tarna, süt ve yoğurt kaymağı, bir miktar ekmek mayası, aldığı kadar unla yoğrulup sonra üç-beş gün bekletildikten sonra kullanılır. Kuru tarna ise kaymak ve bir tencere yoğurt, beraberinde ekmek mayasıyla 7 gün bekletilir. Bu arada her sabah yumrukla yoğrulur. Güneşte serip kurutulur, oğularak küçük taneler haline getirilir. Yaşı kısa sürede tüketilmelidir, kurusu bir hatta iki yıl süreyle de kullanılır.

Un Çorbası: Geniş bir tabağın içine un alınır, el ıslatılarak una su serpilir ve un nemlendirilip oğulur. Yarı ıslak haldeki hamur, ovarak pirinç tanesi haline küçültülür. İsteyen sütlü, isteyen yassuvanlı olarak pişirip yiyebilir. Yassuvanlısına birer kaşık sarımsaklı yoğurt ilave edildiği de olur. İçerisine ekşi tadı vermek için haziran ayında can eriği koyulduğu da görülür.

Un çalma çorbası (Ulanbüyüden): Pirinç ve sütten mamuldür, pirinç piştikten sonra azıcık un terbiyesiyle zenginleştirilir. Pişirilip yenilir.

Bulgur çorbası: Bulgur, kaynak suda pişirilir, üzerine yassuvan ve kırmızı biberi ilave edilip yenilir.

Sütlü Çorbası: Sütlü çorba, undan ve pirinçten olmak üzere ikiye ayrılır. Hamur, elle oğulup küçük yuvarlak parçalar haline getirilir, kaynatılıp pişirilir, süt ilave edilir. Pirinç kaynar suda pişirilir, süt ilave edilir, pişirilir.

Kesme Çorbası: Hamur, göze hoş görülecek ebatta (ortalama 1cm X 1 cm) satırla kesilir, kaynar suda pişirilir, yassuvan ilave edilerek yenilir.

* Irmak Dergisi Kaynarca Özel Sayısındaki (Ekim Sayısı) Nadir GÜREL'in yazısından alıntıdır.
<< 1 / 5 >>
Sonraki Sayfa