|
BİLMECELER, ATASÖZLERİ, DEYİMLER |
BİLMECELER-MASALLAR: Kaynarca yöresinde bilmece kavramı pek bilinen ve kullanılan bir kavram değildir, 1980’li yıllara kadar halk, “bilmece sormak” yerine “gel sana bir masal söyleyeyim” derdi. Burada klasik anlamda bildiğimiz “masal anlatmakla” “söylemek”i karıştırmamak gerekmektedir. İlginçtir halk “masal sormayı” değil, “söylemeyi” tercih ederek bilmece sorardı. Burada a harfinden başlamak suretiyle Kaynarca yöresinden derlediğimiz bilmece (masal) örneklerini sunmak istiyoruz: Avladan atladı, gaz yumurtladı? Akgabak Ben giderim o gide, önümde tin tin ede? Baston Bizim evde bi çocuk va, gelenin gidenin eline siye? İbrik Çarşıdan aldım bi tanek, eve geldim bin tanek? Nar Çıt çıtan ağacı, çıta pıtan ağacı, kırmızı badem, gülebiden ağacı? Kuşefin Çıtırdamadan pıtırdamadan ormana gire? Güneş Dal üstünde kilitli sandık? Ceviz Davda anırır, yolda bavırır? Öküz arabası kütüğü (jant) Davdan geli dak gibi, golları budak gibi, eğili bi su içe, bavırı oğluk gibi? Geyik Davdan geli, daştan geli, g.taçık inişten geli? Keçi Gel bizim eve, elini öpsün? Havlu Sarıdır safran gibi, okunur Guran gibi, ya bunu bileceksin, ya bu gece öleceksin? Sarı lira Sarıdır sarka, düşecam dini gorka? Ayva Tamdan tama gıcır gıcır? Çit Tamdan tama höt höt? Kürek, sıyırga Tek direkli bin kiremitli? İlana(Lahana) Uzaktan baktım bi çok, yanına gittim hiç yok? Duman, sis Uzaktan baktım hiç çok, yanına gittim bi çok? Karınca Uzar uzar ip gibi, geri döne küp gibi? Balgabağı Yer altında tüylü dömbelek? Töngel Yer altında yağlı gayış? Yılan DEYİMLER - ATASÖZLERİ: Yurdumuzun her yöresinde olduğu gibi, Kaynarca’mızında kendine has deyim ve atasözleri bulunmaktadır. Bu deyim ve atasözlerinin çok büyük bir bölümüne, Adapazarı’nın diğer yörelerinde rastlamak mümkün değildir. Öncelikle bu atasözleri ve deyimlerde Anadolu insanının Allah - kader inancı, öz be öz tertemiz Türkçe’miz dikkati çeker. Yöreden derlediğimiz bazı deyim ve atasözlerini alfabetik halde birlikte sunuyoruz: Allah kimseleri yerinden yurdundan yaynıtmasın Allah’a şükür, yiyoz içyoz, ganımız doyuyo... Allah’dan bi şaşgınnık omazsa geliriz Ali evlendi Güllü görücüye gitti Altgıya oturulmadan üstgıya oturulmaz (Hiyerarşi ve sabrın önemine işaret edilmektedir.) Anasının vurdi sibinen duryo gız ta u (Kişinin henüz çok genç olduğuna işaret edilmektedir.) Aşadan (aşağıdan) yer yakdı, yukadan gün yakdı At gibi beygir gibi gız oldu (Kızın güçlü kuvvetli olduğuna işaret edilmektedir.) Atlamadan atlim duz gibi çatlim... (yemin ederken söylenir.) Böle darak dişi gibi insan (Kişinin düzgün ve ahlaklı olduğuna işaret edilmektedir.) Bi ağaçtan keş küri de olu, b.k küri de... Cınganın yançinde gözleme galı mı?(Kişinin savurganca harcamasına işaret edilmektedir.) Çükü çıkmaz buva (boğa) gibi... (Kişinin kararsız ve yavaşlığına işaret edilmektedir.) Damat misafilliye (misafirliğe) geldiğinde af(h)ırda goca öküz titremiş. (Damatlara karşı cömert davranıldığına işaret edilmektedir.) Davulun sesi uzaktan goygun gelir Deri depi bört böci salliyen cenabı Allah Dim diyenin dim guyri Dışadan sen ben diyola ki... Ekmek kesenin gızı olumuş Elham dürüsünnen gızla sürüsünnen Elimi yüzüme aldım... Evde çorba yok daşacak goca yok boşicek Ganım (karnım) yandı.... (Çok üzüldüm anlamındadır.) Goca öküz otluk yığınının devrildi gün doya(r) Gocaguş (Huluguş-Baykuş) ötdü Şükürü ölecek... (Baykuşun uğursuzluk getirdiğine inanılır..) Gonşula razı gelise (Bayanın kocasından izin almasına işaret edilmektedir.) Gelinen yere gidili(r) Gurumuş gabine girmiş (Kişinin çok zayıfladığına işaret edilmektedir.) Has gızdan has gelin olu(r) İğde de olu, arşakda da olu, dokiyen galtakda da olu(r) (Kötülüğün herkeste olabileceğine işaret edilmektedir.) Kel yavrusu gibi ne coruduyon? (Kara kara ne düşünüyorsun anlamındadır.) Kırk gurda bi hurda. (Kişinin çok, yemeğin az olmasına işaret edilmektedir.) Mal saybisine çekemiş Mertmenin alt başı dövüş, üst başı seviş (Evlilerin kavgasına işaret edilmektedir.) Misefiri atlamalara gada geçirmesey tavıkla kurklamaz (Misafire çok hürmet gerektiğine işaret edilmektedir.) Misafirin sevileni ekmek yapildi gün geli(r) Namuslu adamdır; gursandan haram lokma geçmemişdir Naış (nakış) örnine göre işleni(r) O ede, sen dinesin Onda çüke sürüm akıl yoktur be (Kişinin akıl-fikirsizliğine işaret edilmektedir.) Ön teker nerden gidese, gıç teker de urdan gidemiş Pis günahları boynuna... Sen bilisin dince dövüş gavga omaz Sen söle sen dine (Kişinin söz dinlemezliğine işaret edilmektedir.) Sensin selensin dövüşe dutuşyola Sofranın sınırı yok, tokadın yuları yok Ver Allah’cim ver ver..(yağmur yağarken) Yavrılı kurkin ibi gızamaz (Annelerin cömertliğine işaret edilmektedir.) Yirik at kendi yemini kendi artırı(r), yirik omyan at kendi yemini kendi bitiri(r) (Kişinin çalışkan ve dürüst olması durumunda zamanla ona sahip çıkılacağına, tembel ve geçimsiz olması durumunda herkesin ondan uzak duracağına işaret edilmektedir.) LAKAPLAR: Kaynarca yöresinde lakaplar ana hatlarıyla ikiye ayrılır: 1) Aile lakapları: Garaoğulları, Göbezler, Ali Çavuşlar, Şaştıoğulları, Manavoğulları, Okçuoğulları, Donlular, Sarılar, Aydınlılar, Usta İsmailler, Çakıroğulları, Gebeşler, Binbaşılar, Saka Mustafalar, Yolcu Raifler, 2) Şahıs lakapları: Şahsın beş farklı özelliğine göre takılır: a) Fizyolojik bir özelliğine atfen takılmıştır: Kara, sarı, çakır, dikbasan, bıyıklı, topal gibi, b) Ruhsal özelliklerine göre takılmıştır: Aç, düzenbaz, şeytan, püspüs, c) Mesleki vasıf veya yeteneklerine göre takılmıştır: Usta, nalbant, ipçi, demirci, d) Askerlikle ilgili bir özelliğinden takılmıştır: Onbaşı, çavuş, koreli, kıbrıslı, askerağa, topçu, piyade e) Göç edip geldiği yöreye göre lakap takılmıştır: Aydınlı, Tunuslu, Mısırlı, Ağvalı, Kandıralı, Geredeli. Alfabetik olarak yöreden derlediğimiz bazı lakapları sunmak istiyoruz: Aç ismet, ağustos memet,aliçavışın necmi, altın zinep, almanyalı mıstafa Bayrambaş salim,bıyıklı kezban, bici ısmayıl, boşnak memet, Canavar fahriye, Çakal murat, çakıl emnesi, çakıldak, çakır mıstava, çavuş mıstava, çevirgen, çöp, çorbacı izzet Deli gadir, dikbasan memet, dıngız memet, düzenbaz raif Elagöz ibrahim, ellibinlik halit, Fıstıkçı ısmayıl, Garabacak şevket, garagabak halil, garagodeleş Mıstava, gayık gelin, gazozcu memet, gırkık gaşlı adil, goca gırtlak mıstava, göbez halil, gökgöz memet, gübüllü hamit, Hampır dize, hanım zera, horoz memet, Karadonnu aziz, kefli ramise, keşa, killi şükürü, koreli mustafa, kosti Ismayıl, kör hafız, kuru fari, küpenli ismayıl, Lillom alesman, löngür memet, Melek memet, moşe ısmaıl Onbaşı ısmayıl,osuruklu remzi, oturak fasille necmiye, Palpal memet, perişan zera, pettele aliye, püspüs mıstava Şitan(şeytan) arif,şüfer naim,şüfer ısmayıl Topal şevket,topçu dayı, töngel vayde, tülü saniye, Varyimez Sülüman, Yalıbaş memet, yanbasan memet, yanıkg.t İbram, yorgansız cevdet, yüzbinnik gadir, Zivlom necmiye, zonga halil |
*: Sınıf Öğretmeni |
KAYNAK KİŞİLER: 1) İsmail ALTAY, 1936 Kaynarca Kızılcaali doğumlu, ilkokul muzunu, esnaf, 4 çocuk babası, Adapazarı’nda oturmaktadır. 2) Mahmure ERDOĞAN, 1934 Kaynarca Dedeler Köyü doğumlu. Çiftçi, çocuk annesi, halen Müezzinler Köyünde oturmaktadır. 3) Faize USTA, 1938 Kaynarca Mehter doğumlu, ilkokul mezunu, çiftçi, 4 çocuk annesi,Mehter Köyü’nde oturmaktadır. 4) Mahmure ERDOĞAN, 1933 Kaynarca doğumlu, okur-yazar, çiftçi, dört çocuk annesi, Müezzinlerde oturmaktadır. 5) Rafiye TUNA, 1942 Kaynarca doğumlu, okur-yazar, dört çocuk annesi, halen Okçularda oturmaktadır. 6) Nadir GÜREL, 1957 Kaynarca Kızılcaali doğumlu, yüksek okul muzunu, öğretmen, 3 çocuk babası, Adapazarı’nda oturmaktadır. 7) Ramis MEMİŞ, 1948 Kaynarca Sarıbeyli doğumlu, yüksek okul muzunu, emekli öğretmen, 2 çocuk babası, Kaynarca’’da oturuyor. 8) Fahri TUNA, 1959 Kaynarca doğumlu, yüksek okul mezunu, Adapazarı B.Ş. Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanı, 2 çocuk babası, halen Adapazarı Beşköprü Mahallesinde oturmaktadır. 9) Kadir TUNCA, 1962 Kaynarca doğumlu, lise mezunu, İzmit B.Ş.Belediyesinde işçi, 2 çocuk babası halen İzmit Gültepe Mahallesi’nde oturmaktadır. |